Claus türkçesi Claus nedir

  • Bir erkek adı.
  • Bir soyadı.

Claus ile ilgili cümleler

English: Ali told his children that Santa Claus wasn't real.
Turkish: Ali çocuklarına Noel babanın gerçek olmadığını söyledi.

English: I don't believe that Santa Claus is imaginary.
Turkish: Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.

English: Santa Claus is not for sale.
Turkish: Santa Claus satılık değil.

English: Santa Claus is Chinese.
Turkish: Noel Baba Çinli.

English: Is Santa Claus real?
Turkish: Noel Baba gerçek mi?

Claus ingilizcede ne demek, Claus nerede nasıl kullanılır?

Santa claus : Georgia eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Noel baba.

Clausal : Cümle ile alakalı. Özne ve yüklem içeren bir cümlenin parçası ile alakalı (gramer).

Clause : Cümle. Koşul. Cümlecik. Antlaşma. Yantümce. Tümce. Madde. Fıkra. İbare.

Clause of statement : Bildirme tümcesi.

Clauses : Fıkra. Cümle. Madde. Bent. Cümlecik.

Adverbial clause : Belirteç tümceciği. Sıfatlar ve diğer belirteçleri tamlamak için kullanılan cümle öğesi. Zarf tümceciği. Fiiller. Zarf tümcesi.

Arbitration clause : Tahkim şartı. Arbitraj klozu. Tahkim hükmü. Bir kontratta ilerideki çıkacak olan anlaşmazlıkların arabulucu tarafından çözülmesini gerektiren madde. Tahkim klozu.

 

Claustral : Dar görüşlü. Manastır ile ilgili.

Claustrophobe : Klostrofobiden (kapalı mekanlarda kalma korkusu) muzdarip kimse.

Claustrophobla : Klostrofobi.

İngilizce Claus Türkçe anlamı, Claus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Claus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Labor : Çalışmak. İşgücü. Çaba harcamak. (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. Ağrı çekmek. Çalışmak (iş vb). İş. Doğum sancısı. Emek vermek.

Adalbert : (956-997) prag piskoposu. (1000-1072) alman başpiskopos. Kuzeybatı almanya'daki breneb eyaletinin başkenti.

Woman : Kancık. Kadınlar. Gaco. Metres. Karı. Hatun. Hanım. Bayan. Kadın. Zenne.

Caste : Sosyal sınıf. Kast. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri. Soy. Hemen hemen tümüyle kapalı ve kalıtsal olan, ayrıcalıklar bakımından yukardan aşağıya doğru kesin ölçülerle sıralanmış bulunan, en koyu biçimiyle hindistan ve kimi uzak-doğu toplumlarında görülen, anamalcı dönem öncesi toplumsal sınıflarının her biri. Kademe. Servet. Birkaç altbölükten oluşmuş, aşamalı toplumsal denetleme düzeni, bk. altbölük. krş. sınıf, altkültür. Hindistan'da, uğraşları babadan oğula geçen, aynı geleneğe bağlı olan ve başkalarına kapalı tutulan insan toplulukları. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır.

People : Ulus. Aile. Millet. Akrabalar. Bir kimsenin yakınları. Halk. Milletler. Eller. Kalabalık. İnsan yerleştirmek.

Middle class : Burjuva. Orta sınıf. Orta halli. Orta tabaka halk. Orta tabaka. Orta direk. Orta sınıftan olan.

Firing line : Ateş hattı.

Master class : Ustalık sınıf. Usta bombardımancı sınıfı. Ustalık dersi.

 

Claus synonyms : the three estates, booboisie, socio economic class, immigrant class, discussion section, ninja, estate of the realm, adolph, abargil, section, commonalty, abravanel, brotherhood, abdel, alcott, adolf, sodality, center, underworld, form, fraternity, demimonde, society, womanhood, world, proletariat, aldo, craft, abou hatzira, commonality, aage, stratum, course.

Claus zıt anlamlı kelimeler, Claus kelime anlamı

Lower class : Alt klas. Alt tabaka. İşçi sınıfı. Aşağı tabaka. Alt sınıflar. Aşağı sınıf.

Upper class : Yüksek sınıf. Üst sınıf. Üst tabaka. Zenginler sınıfı. Yüksek tabaka. Kaymak tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf.