Coactive türkçesi Coactive nedir

  • Birlikte görülen.

Coactive ingilizcede ne demek, Coactive nerede nasıl kullanılır?

Coacting : Beraber hareket etmek. - ile müşterek çalışmak. Karşılıklı olarak etkilemek. - ile konjonksiyon içinde hareket etmek.

Coaction : Bir canlının diğer bir canlı üzerindeki etkisi. Cebir. Baskı. Koaksiyon. Etkileşim. Zorlama. Etkileme. Engelleme. Birbirini etkileme.

Coact : Beraber hareket etmek. Karşılıklı olarak etkilemek. - ile konjonksiyon içinde hareket etmek. - ile müşterek çalışmak.

Coacted : - ile müşterek çalışmak. Karşılıklı olarak etkilemek. - ile konjonksiyon içinde hareket etmek. Beraber hareket etmek.

Coacts : Beraber hareket etmek. Karşılıklı olarak etkilemek. - ile müşterek çalışmak. - ile konjonksiyon içinde hareket etmek.

Coach : Koç. Antrenman yaptırmak. Koçluk yapmak. Fayton. Yolcu otobüsü. Özel öğretmen. -e özel ders vermek. Çalıştırmak. Çalıştırıcı. Antrenör.

Coach horse : Araba atı. Fayton atı.

Coacervation : Yığın. Toplanma. Koaservasyon. Birikim.

Coacervate : Koaserval. Koaservat.

Coach builder : Karoser ustası.

İngilizce Coactive Türkçe anlamı, Coactive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coactive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Reckon : Hesap etmek. Addetmek. Tahmin etmek. ...gözüyle bakmak. Hesaba katmak. Hesaplamak. Hükmetmek. Sanmak. Tutmak. Güvenmek.

Regard : Dikkat. Önem. Göz önüne almak. Gibi görmek. Gözetmek. Anlamlı bakış. Takdir. Saygınlık. Saymak. Beğeni.

Repute : Saygınlık. Farzetmek. İsim. Saymak. Nam. Ün. Şöhret. İyi ad. İtibar. Şeref.

Hold : Muhafaza etmek. Zaptetmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Dayanmak. Kavramak. Düzenlemek. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Geçerli olmak. İyi çekim. Durmak.

Judge : Karara varmak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Değerlendirmek. Muhakeme etmek. Hakemlik yapmak. Anlam çıkarmak. Hüküm vermek. Değer biçmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri. Kanısında olmak.

Pass judgment : Hüküm vermek.

Look on : Seyretmek. Gözüyle bakmak. Olarak görmek. Bakmak. Birlikte kitap okumak. Bakıp durmak. İzlemek. Katılmadan seyretmek. Seyirci kalmak.

See : Yerinde görüm. Seyretmek. Piskoposluk. Gereğini yapmak. Geçirmek. Bakmak. Uğurlamak. Anlamak. Dikkat etmek.

Think : Tahmin etmek. Anımsamak. Saymak. Düşünmek. Aklından geçirmek. Planlamak. Aklı almak. Tasavvur etmek. Beklemek. Fikirleşmek.

Regard as : Görmek. Saymak. Bilmek. Kabul etmek. Olarak görmek. Gözüyle bakmak. Nazarıyla bakmak. Gibi görmek. Gözü ile bakmak. Telakki etmek.

Coactive synonyms : active agent, take to be, look upon, chemical agent, consider, evaluate, believe, esteem, think of, rethink, coexisting, view, feel.

Coactive zıt anlamlı kelimeler, Coactive kelime anlamı

Reactive : Kimyasal olarak aktif. Tepkin. Tepki oluşturan. Bir kimyasal tepkimeye girmeye yatkın olan (özdek). Tepkili. Reaktif. Tepkisel. Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen (özdek, özdecik). Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepki gösteren.

 

Coactive antonyms : nonoperational.

Coactive ingilizce tanımı, definition of Coactive

Coactive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Compulsory. Restrictive. Serving to compel or constrain.