Look on türkçesi Look on nedir
- Katılmadan seyretmek.
- Bakıp durmak.
- Olarak görmek.
- Seyirci kalmak.
- İzlemek.
- Birlikte kitap okumak.
- Seyretmek.
- Bakmak.
- Gözüyle bakmak.
Look on ile ilgili cümleler
English: Always look on the bright side of life.
Turkish: Hayata her zaman olumlu yönden bak.
English: He had an absent look on his face.
Turkish: Yüzünde dalgın bir bakış vardı.
English: He had a severe look on his face.
Turkish: Yüzünde ciddi bir görünüm vardı.
English: Ali could tell by the look on Mary's face that she was very excited.
Turkish: Ali Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.
English: Did you see the look on Tom's face?
Turkish: Tom'un yüzündeki ifadeyi gördün mü?
Look on ingilizcede ne demek, Look on nerede nasıl kullanılır?
Look : Bakış. Göstermek. Görünüş. Ümit etmek. Ummak. Bakmak. İyileşmek. Görünmek. Görmek. Aramak.
On : Esnasında. E doğru. Giyilmiş. Devrede. Yanmak. De. Açık. Civarında. Üzerinde.
Look on the bright : İyimser olmaya çalışmak.
Look on the bright side : Polyannacılık oynamak. İyimser olmaya çalışmak. Olumlu tarafından bakmak. İyi tarafından bak.
Look onto : -e nazır olmak. Bakmak.
The look on his face : Yüzündeki ifade. Yüzündeki bakış.
İngilizce Look on Türkçe anlamı, Look on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Look on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be in charge : Başkanlık yapmak. Sorumlu olmak. Sorumlusu olmak.
Eye : Gözlemek. Görüş. Delik. Gözünü dikip bakmak. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Kuşkuyla bakmak. Bakış. Dişi kopça.
Fleeter : Park. Çevik. Fani. Süratli. Alay. Filo. Çabuk. Donanma. Yürük.
Be in charge of : Başında olmak. Sorumlusu olmak. Sorumlu olmak.
Reckons : Tutmak. Hükmetmek. Sanmak. Addetmek. Güvenmek. Hesaba katmak. Hesap etmek. Tahmin etmek. Hesaplamak.
Behold : Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Farkına varmak. Görmek. Gözlemlemek.
Followed : Sürdürmek. Dolayı olmak. Takip etmek. Sonra gelmek. Dinlemek. Sonucu olmak. Uymak. Takip edilen.
Attend on : İlgilenmek. Hizmet etmek.
Dog : Erkek kurt. Peşini bırakmamak. Bozulmak. Yakasını kurtaramamak. İt. Kömür vagonu. Peşini bırakmamak (kötü bir şey). Av sürmek. Ocak demiri. Evcil köpek.
Cast a glance : Bir göz atmak. Bir bakış atmak. Şöyle bir bakmak. Dikizlemek. Gözetlemek. Göz atmak.
Look on synonyms : beholds, fleeted, esteems, chase, follow, beat about, eyeing, fleetest, gaze at, contemplates, chases, accounted, rate, contemplated, treat as, count as, attend, regard, dogging, administer to, ensues, follows, cares for, chased, ensue, attends, esteem, come on, beholding, regard as, care for, contemplate, reckon.

Bu kısımda Look on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Look on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Look on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Look on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.