Coaxing türkçesi Coaxing nedir

  • Gönül yapma.
  • Tatlılıkla kandırma.
  • Gönül yapan.

Coaxing ingilizcede ne demek, Coaxing nerede nasıl kullanılır?

Coaxingly : Gönül yaparak. Nazik bir şekilde ikna ve pohpohlama yoluyla baştan çıkarma.

Coaxial : Eş-eksenel. Eksendeş. Eşeksenel. Koaksiyel. Eşeksenli. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Ortak eksenli. Eşmerkezli. Değişik yarıçaplı özdeş eksenli iletken yuvakların niteliği. Koaksiyal.

Coaxial antenna : Koaksiyal anten. Koaksiyel anten.

Coaxial attenuator : Koaksiyel zayıflatıcı. Koaksiyal zayıflatıcı.

Coaxial cable : Koaksiyel kablo. Yüksek frekanslı televizyon telefon vetelgraf sinyallerini aktarmak için kullanılan transmisyon hattı. Eşmerkezli kablo. Ortak eksenli çizgi. Eş eksenli kablo. Koaksiyal kablo. Eşeksenli kablo. Titreşim ölçme kablosu (televizyon). Eşeksenel kablo.

Coaxial plane : Eksendeş düzlem.

Coaxial plug : Koaksiyal fış. Koaksiyal fiş. Eksendeş fiş. Eksendeş fış.

Coaxial connector : Eşeksenli bağlayıcı. Eşeksenel bağlaç. Eşeksenli kablo konnektörü. Eş-eksenel bağlaç.

Coaxial line : Eş-eksenel hat. Eşeksenel hat. Koaksiyal hat.

Coaxial diode : Koaksiyel diyot. Koaksiyal diyot.

İngilizce Coaxing Türkçe anlamı, Coaxing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coaxing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Suasions : İkna etme. Razı etme. İkna. Gönlünü alma.

Suasion : Gönlünü alma. İkna. İkna etme. Razı etme. Tatlı dille kandırma. Gönlünü yapma.

Flattery : Yağ. Dalkavukluk. Yaltakçılık. Yaltaklık. Yağcılık. Yağlama. Yaltaklanma. Koltuk. Övme. Tabasbus.

Soft soap : Arapsabunu. Yağ çekmek. Pohpohlama. Yağcılık yapma. Arap sabunu.

Sweet talk : İltifat etmek. Tatlı dil. Düzgün konuşma. Dil dökmek. Tatlı sözlerle kandırmak. Pohpohlamak.

Blarney : Dil dökme. Yaltaklanmak. Yağ. Yağ çekme. Övme. Piyaz. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Yağ çekmek. Yağcılık.

Persuasive : İkna edici. Kandırıcı. Güçlü. İnandırıcı.

Coaxing synonyms : ingratiatory.

Coaxing zıt anlamlı kelimeler, Coaxing kelime anlamı

Dissuasive : Caydıran. Vazgeçirici. Caydırıcı.