Cocaines türkçesi Cocaines nedir

Cocaines ingilizcede ne demek, Cocaines nerede nasıl kullanılır?

Cocaine addict : Kokain kullanmaya karşı konulamaz bir ihtiyaç hisseden kimse. Kokain müptelası. Kokain bağımlısı.

Cocaine addiction : Kokaine bağımlı olma durumu. Kokain bağımlılığı. Kokainsiz normal olarak hareket edememe. Kokain düşkünlüğü.

Cocaine type dependence : Kokain tipi bağımlılık. Farmakolojide yerel anestezik olarak kullanılan kokaine karşı oluşan bağımlılık durumu.

Cocaine : Erythroxylon coca bitkisinin yapraklarından çıkarılan, norepinefrin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitter maddelerin taşınmasını önleyerek sinirsel iletimi engelleyen, bölgesel uyuşturucu olarak kullanılan, uyarıcı olarak kullanıldığında bağımlılık yapan bir alkaloit. Erythroxylon coca türü bitkinin yapraklarından elde edilen, vücuda alınması durumunda adrenerjik sinir uçlarında bulunan ve noraadrenalinin geri alınmasından sorumlu amin pompasının etkinliğini engelleyerek sinaptik aralıkta noradrenalin birikimine bağlı olarak kendini daha iyi hissetme haline yol açan ve temas haindeki duysal sinirlerin tümünü dönüşümlü bir şekilde felç ederek yerel anestezik etki gösteren alkaloit yapısında bir ilaç. Kokain. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Cocain : Kokain.

Cocainization : Kokainle tedavi etme. Kokainle uyuşturma. Kokainle anestezi yapma (son derece bağımlılık yapan uyuşturucu).

Coca : Koka. Yapraklarından kokain çıkarılan bitki.

Coca cola : Koka kola.

Cocainism : Kokainizm. Kokain zehirlenmesi. Kokainmanlık.

Ascocarp : Spor kesesi ürünü veren meyve (botanik terimi). Asci veren meyve. Askokarp. Koruyucu örtüsü ile çevrili askusu olan meyve.

İngilizce Cocaines Türkçe anlamı, Cocaines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cocaines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cokes : Dönüştürmek. Kokkömürü. Kola. Kok. Kok kömürü. Kolalı içecek. Koka kola.

Crack : Çatlak. Patlamak. Çıtlatmak. Çatallaşmak (ses). Çatlamak. Çatırtı. Şaklatmak. Çözmek (şifreyi). Çatırdatmak.

Assertiveness : Girişkenlik. Güvengenlik. Kararlılık. Kendine güven. İddiacılık. İddialılık.

Snow : Karlanma (tv). Kar. Karlanma. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Karla kaplamak. Toz. Kar yağmak. Gözünü boyamak. Yağış. Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu.

Posh : Gösterişli. Lüks. Şatafatlı. Sosyetik. Birinci sınıf. Üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük. Üst düzey. Havalı. Şık.

Bugling : Borazan. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Boru çalgı. Boru çalmak. Büğlü. Boru.

Coca : Koka. Yapraklarından kokain çıkarılan bitki.

Powder : Toz halinde şey. Toz haline getirmek. Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.). Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra. Kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Toz. Barut. Toz haline gelmek. Pudralamak. Pudra.

 

Tornado : Kasırga. Şiddetli ve yıkıcı huni şeklinde fırıl fırıl dönen rüzgar. Hortum. Çok küçük bir alan üzerinde çok yıkıcı etkileri olan hortum.

Cocaines synonyms : nose candy, self assertiveness, basuco, crack cocaine, chang, bumptiousness, cocaine, blow, bugle, bugles, poshest, pushiness, cocain, forwardness, coke, hard drug, ching, c, bugled, girl, charlie.

Cocaines zıt anlamlı kelimeler, Cocaines kelime anlamı

Soft drug : Hafif uyuşturucu.

Bring to : Hayata döndürmek. Ayıltmak. Gemiyi orsa alabanda etmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Geminin başını rüzgara çevirmek. Yaşama döndürmek.