Coincidences türkçesi Coincidences nedir

Coincidences ile ilgili cümleler

English: I don't believe in coincidences.
Turkish: Tesadüflere inanmam.

English: There are no coincidences.
Turkish: Hiçbir çakışma yok.

English: Coincidences happen every day.
Turkish: Tesadüfler her gün olur.

Coincidences ingilizcede ne demek, Coincidences nerede nasıl kullanılır?

Coincidence circuit : Koinsidens devresi. Çakışma devresi.

Coincidence element : Eşdeğerlik öğesi.

Coincidence gate : Çakışma kapısı.

Coincidence of wants : Takas düzeninde takas işleminin gerçekleştirilebilmesi için tarafların birbirlerinin mallarına karşılıklı istemlerinin olması. İsteklerin beraberliği.

Coincidence tuning : Paralel akortlama.

Coincident : Tesadüf eden. Kesişen. Mutabık. Rastlayan. Rastlantısal. Uyan. Tesadüfi. Aynı zamanda meydana gelen. Çakışık. Tutarlı olan.

Incoincidence : Tesadüfi olmama.

Anticoincidence element : Karşıtlık elemanı. Karşıtlık öğesi.

Anticoincidence circuit : Çakışmasız devre. Antikoensidans devre.

Anticoincidence : Rastlaşmama. Çakışmasız. Antikoensidans.

İngilizce Coincidences Türkçe anlamı, Coincidences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coincidences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Co occurrence : Birliktelik. Birlikte gerçekleşme. Eşdizimlilik. Birlikte bulunma.

Accidentalness : Bükümlülük. Kazaralık. Planlanmış veya kasıtlı olmama niteliği. Tesadüfen. Kaza eseri olma. Rastlantısallık. Şans.

Merging : Birleşmek. Katılma. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. Birleşme (şirket vb). Birleşme. Birleştiriliyor. Başka başka doğrultulu kıvrımların birbirine yaklaşması. Kaynaşık mal.

Overlap : Binmek. Aşırmak. Üstüne binmek. Binme. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bindirmek. İki yük dağılımının ortak bölgesi. İki ayrı özekteki, iki öğeciksel yörüngecin çarpımı üzerinden alınan tümlev. iki yük dağılımının ortak bölgesi. Üstüste binmek. Örtüşmek.

Flukey : Dönek. Kararsız. Şans. Şansa bağlı.

Contemporaneousness : Çağdaşlık.

By accident : Tesadüfen. Yanlışlıkla. Rastlantı sonucu. Ezkaza. Kazaen. Kaza ile. Kazara. Şans eseri. Kaza eseri.

Collisions : Çarpışma. Fikir ayrılığı. Çarpışmalar. Toslama.

Confrontation : Karşılaşma. Karşılama. Karşılıklı meydan okuma. Yüzleştirme. Yüzleşme. Muvacehe. Yüz yüze gelme. Meydan okuma. Karşı karşıya gelme.

Coincidences synonyms : fortuities, coincidence, accident, fortuity, aggression, happenstance, battles, disagreements, stroke, concurrences, disagreement, by coincidence, confrontations, collision, chance meeting, contingent, battle, accidents, chances, concomitance, conjunctions, fortuitously, contingents, simultaneousness, concurrence, contingency, contemporaneity, unison, head on collision, chance event, simultaneity, conflict, contingencies.