Merging türkçesi Merging nedir
- Katılma.
- Birleşme.
- Bağlantı.
- Birbirinden ayrı iki ya da daha çok mal yapısının saptanması ve kabul edilen biçim ve koşullarla birleştirilerek bir tek ortak mal yapısı elde edilmesi.
- İki kıvrımlı dağ dizgesinin birbirleriyle kaynaşması.
- Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi.
- Girişim.
- Birleşme (şirket vb).
- İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları.
- Birleşmek.
- Çatışma.
- Birleştiriliyor.
- Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Başka başka doğrultulu kıvrımların birbirine yaklaşması.
- Karışmak.
- Kaynaşmak.
- Kaynaşık mal.
Merging ile ilgili cümleler
English: What do you think of emerging markets like Turkey?
Turkish: Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar hakkında ne düşünüyorsun?
English: China is an emerging market.
Turkish: Çin gelişmekte olan bir pazar.
Merging ingilizcede ne demek, Merging nerede nasıl kullanılır?
Merging documents : Dokümanları birleştirme.
Merging records : Kayıtları birleştrime. Kayıtları birleştirme.
When merging records : Kayıtlar birleştirilirken.
Match merging : Uyum birleştirme. Uyuşumlu birleştirme.
Order by merging : Yinelenen bir dizi ayırma ve birleştirme uygulayarak yerleştirme. Birleştirmelerle düzenleme.
Submerging : Batış. Batırma.
Emerginate : Emerginat. Yaprak ayası ucunun çentikli olması.
Emerging technology : Doğuş sürecindeki teknoloji.
Mergansers : Testeregagalı ördek. Ördek.
Submergible : Suya batırılabilir.
İngilizce Merging Türkçe anlamı, Merging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Merging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bids : Teşebbüs. Teklif. Fiyat teklifi. İhale. Deklarasyon. Davet. Para sürme.
Convergence : Tavan oturması. İki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim. Yakınsama. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma. Yakınsaklık. Yakınlaşma. Kümelenme. Çakışma. Yöndeşme.
Affixion : Bağlama. Bağlaç. İlave. Ek.
Commingled : Katıştırmak. Katmak. Karıştırmak. Kaynaştırmak.
Connection : İki borunun birbirlerine eklenme yeri. Yakınlık. Aktarma. İlişki. İrtibat. Aktarmalı taşıt. Muhit. Bağlama. İlgi.
Fling : Sallamak. Fırlatmak. Yıkmak. Devirmek. Bir ä°skoç dansı. Düşünmek. Fırlamak. Çılgınça zaman. Atma. Hızla atmak.
Association : Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. Tedai. Dernek. Atom, molekül ya da kimi özdeklerini görece güçsüz kimyasal bağlar ile geçici olarak daha karmaşık atom, molekül ya da özdekler oluşturması. belirli işlevlerin arasında bağlantı kurulması. İştirak. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, fizik, kimya, uzay, gramer, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çağrıştırma. Çıkarıma yordamlarda başvurulan, açık ya da örtük anlatımlı simge ya da uyaranlar aracılığıyla örtük eğilim, tutum ya da beklentileri bilinç düzeyine çıkarmaya yarayan yol. İşbirliği. Birliktelik.
Am : Amplitude modulation (genlik kiplenimi). -ım. Um. Öö. Olmak. Üm. Radyo dalgası içindeki değişimler yoluyla yayın (elektrik). Öğleden önce. Birleştirmek.
Attending : İlgilenen. Hizmet etme. Devam etme. Bakma. Hazır bulunma. Mevcut olma. Bulunma. İlgilenme. Koruyup kollayan.
Affixture : Kombinasyon. Bağ. Ek.
Merging synonyms : amalgamate, confluence, convergency, meeting, cohere, channel, become complicated, accessioning, essay, fusion, commitments, additions, bracing, coalitions, enterprize, coalescence, cohesions, be mixed up, alliances, collision, rencontre, barged, bond, attaching, accretion, fist, butt, butt in, bracings, connecting, agrees, allying, coming together.
Merging zıt anlamlı kelimeler, Merging kelime anlamı
Divergent : Birbirine karşı. Çeşitli. Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan, (mercek vb). Dıvergent. Muhtelif. Iraksak. Sf tv. ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan. Ayrı. Diverjan. Fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bu kısımda Merging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Merging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Merging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Merging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.