Colligation türkçesi Colligation nedir

  • Küme söz.
  • Bir araya getirme.

Colligation ingilizcede ne demek, Colligation nerede nasıl kullanılır?

Colligative : Koligatif. Bağlaşık.

Colligative properties : Nicel özellikler. Sadece konsantrasyona bağlı. Bağlaşık özellikler.

Colligate : Birleştirmek. Bağlamak. Birbirine bağlamak.

İngilizce Colligation Türkçe anlamı, Colligation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colligation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Induction : Eyletme. Emme. İrgitim. Göreve getirme. Özelden genele, tikelden tümele giderek ya da olguların gözleminden genelliklere vararak bilgi üretme yöntemi. Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması. İndükleme. İrkilim. Escherichia coli hücrelerinde, substrat varlığında o substrata özgü enzimin ortaya çıkması. örnek: ortamda laktozun varlığında birkaç dakikada 5000 molekül beta galaktozidaz enziminin meydana gelmesi. İndüksiyon.

Connexion : Dost. Arkadaş. İrtibat. Bağlantı. Akraba. Yakın. İlişki. Aktarmalı taşıt. İlgi.

Generalization : Genelleştirme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mantıksal bir işlemle özelden genele, daha az genel olan bilgiden daha genel olan bilgiye geçiş; bu işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası ve kuramı. Zihnin birtakım gözlem ya da örneklere dayanarak genel düşüncelere ulaşması ya da özelden genele geçişi. organizmanın bir uyaran karşısında genel bir tepki göstermesi. Bir bulgu, bir ilişki ya da bir sonuca, benzer durum ve koşullar için geçerli sayılacağı bir yaygınlık kazandırma. Genellik. Genelleme içeren söz. Genelleşme. Genelleme. Tamim.

 

Inductive reasoning : Tümevarımlı usa vurma. Tümevarımlı usavurma. Tümevarımsal akıl yürütme.

Federalisation : Bir organizasyon altında birleşme. Federal hükümetin kontrolü altına alma eylemi (ayrıca federalization). Devletleri birleştirme. Bir araya toplama.

Conjunction : Tesadüf. Aynı zamanda yer alma. Birlik. Bağlaç. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Rastlantı. Birbirine birleştirilmiş. Bağlaşım. Söz içinde birden çok kelimeyi kelime grubunu veya cümleyi birbirine bağlayarak aralarında çeşitli yönlerden ilgiler kuran görevli kelimeler. bazı bağlaçlar, bağladıkları ögelerden önce veya sonra tekrarlanarak da kulanılırlar: ile, ve, de, hem… hem, ne… ne, de… de, gerek… gerekse, olsun… olsun; ya, yahut, ya da, veya, ya…ya, mi…mi, ister…ister, ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, bununla birlikte, şu var ki, yine de, bir…bir, kimi…kimi, bazen…bazen, kah…kah…, hatta, bile, üstelik yani, demek ki, böyle ki, başka bir deyimle; ki, kim; gerçekten, nitekim, halbuki, oysa; çünkü, zira; buna göre, bundan dolayı, bu sebeple, bunun üzerine bunun için öyleyse; ta ki, diye; eğer, şayet, yoksa, illa, o takdirde; aksi halde vb. örnekler: biz de güçsüzüz ama iyimseriz (kemal tahir, yol ayrımı, s. 235). arkası bana dönük olduğu için göremem ama budala gülme hep dudağındadır. (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 2, s. 232) ya devlet başa ya kuzgun leşe. anlayışlı fakat hazırlıksız bir kimse. hem kel hem fodul. ya anlat yahut da yazılı olarak getir. demek ki, senin anlattığın kadarından da fazlaymış. teşrinler geldi, lüfer mevsimi başlayacak yahut nisandayız. boğaz sırtlarında erguvanlar açmıştır, diye düşünmek, yaşadığımız anı efsaneleştirmeye yetişir. (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 145). “ne bir ayak sesi hanın boş, loş, sessiz, ölü sofalarında gezindi, ne de bir kapı gıcırtısı duydum” (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 181). zengin mi fakir mi bilmiyorum o mu yoksa öteki mi gelecek “on yedisinde ya var, ya yoktu”. (y. kemal, ortadirek, s. 358). Birlikte.

 

Federalizations : Federal hükümetin kontrolü altına alma eylemi (ayrıca federalisation). Bir araya toplama. Devletleri birleştirme. Birleşme.

Concentration : Yoğunlaşma. Toplanma. Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Yığma. Derişme. Konsantrasyon. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Splicing : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zincirleme. Yapıştırma. Birleşme. Birleştirilme. Fonksiyonel mrna’nın oluşması için öncü rna’dan intronların uzaklaştırılması ve geriye kalan ekson yapıların birleştirilmesi işlemi. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak (seloteyp) yardımıyla eklenmesi işi. Birleştirme. Siplayzing.

Inosculation : Birleştirme. Bir araya gelip birleşmek. Birleşme. Birbirine katılma. İnoskülasyon. İki ağızla birleşme (damarlarda olduğu gibi). Bağlama (damar). Birbirine bağlanma.

Colligation synonyms : synapse, connection, fabrications, conjugation, anastomosis, binding together, fabrication, union, unification, junction, association, generalisation, federalization.

Colligation zıt anlamlı kelimeler, Colligation kelime anlamı

Separation : Ayrılık. Ayrışma. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayırma. Ayrılma. Bölünme. Hasretlik. Ayrı olma.

Colligation ingilizce tanımı, definition of Colligation

Colligation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A binding together.