Colonization türkçesi Colonization nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kolonileşme.
  • Sömürgeleşme.
  • Bir türün yeni bir habitatı istila etmesi. boş arazinin tohumlarla işgali. 3.bağırsakta bakteri florası oluşması. kolonizasyon.
  • Bölgeye insan yerleştirme.
  • Koloni haline getirme.
  • Sömürgeleştirme.
  • Sömürge kurma.
  • Kolonizasyon.
  • Koloni haline gelme.
  • Koloni kurma.

Colonization ile ilgili cümleler

English: Now, I believe in lunar colonization.
Turkish: Ay'da kolonileşmeye inanıyorum artık.

Colonization ingilizcede ne demek, Colonization nerede nasıl kullanılır?

Colonization stimulant factors : Kemik iliğindeki öncü hücrelerin üremesini ve onlardan oluşan tamamıyla farklılaşmış kan hücrelerinin işlevlerini uyaran madde, csf. Koloni uyarıcı faktör.

Economic colonization : Gelişmiş ülkelerin, ikinci dünya savaşı sonrasında bağımsızlığını kazanan az gelişmiş ülkeler üzerindeki kontrollerini, iktisadi güçlerini kullanarak sürdürdükleri emperyalizmin dolaylı bir türü. Yeni sömürgecilik.

Colonizationist : Sömürgeleştirme yanlısı. Sömürge kurma destekçisi.

Colonizations : Sömürge kurma. Koloni kurma. Kolonizasyon. Sömürgeleştirme. Bölgeye insan yerleştirme. Koloni haline gelme. Koloni haline getirme. Sömürgeleşme.

Decolonization : Küme bozulumu. Bağımsızlığını verme. Küme giderimi. Bağımsız bir koloni yapma. Dekolonizasyon. Sömürge kolonilerden çekilme.

 

Decolonization process : Sömürgeliğin iptali. Sömürgelikten çıkarma süreci. Bir bölgeden sömürgeci gücü çekmek.

Recolonization : Yeniden yerleştirim. Yeniden kolonileşme. Özellikle hükümetlerce uygulanan yöneltiler sonucunda yerinden, yurdundan, barkından edilen bireylerin ve ailelerin yeni yerleşim yerlerine taşınmaları, oralarda konutlandırılıp çalışma olanaklarına kavuşturulmaları, bk. yeniden konutlandırma. Yeniden kolonileştirme.

İngilizce Colonization Türkçe anlamı, Colonization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colonization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Formation : Vejetasyonun ekolojik ve bitki coğrafyası bakımından sınıflandırılması. örnek: tropik yağmur ormanı formasyonu. Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Oluşturma. Teşkil. Yapım. Oluşuk. Bir bileşiğin öğelerinden yapılması. Gökcisimlerinin, canlıların doğup, biçimlenme süreci. Formasyon.

Population : Belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk, toplum, evren, ana yığın, popülasyon. Kitle. Ahali. Nüfus. Var olan şeylerin insan zekasıyle kavranabilen bütünü ve özellikle gök varlıklarının tümü. sayılama bakımından gözlenebilir durumda olan ve birtakım ortak özellikler taşıyan birey ya da nesnelerden oluşan kümeye verilen ad. Sekene. Belli bir ülkede yaşayan, aralarında belirli toplumsal-ekonomik ilişkiler bulunan insanların tümü. Biyoloji, coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Yeryüzünde, sınırları belli geniş ya da küçük bir bölgede insanların toplam sayısı.

 

Plantations : Dikmelik. Ekim. Sömürge. Ekili alan. Koru. Koruma. Büyük çiftlik. Tarla (ekili). Fidanlık.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Colonization synonyms : colonizations, colonisations, abacus bodies, organization, organisation, colonisation, aardvark, a site, settlement, aardwolf, abiotic factor, acacia, establishment, abramis zone, abiotic environment, plantation, abo blood groups system, abductor muscle, a protein, constitution.

Colonization ingilizce tanımı, definition of Colonization

Colonization kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of colonizing, or the state of being colonized. The formation of a colony or colonies.