Colorer türkçesi Colorer nedir

Colorer ingilizcede ne demek, Colorer nerede nasıl kullanılır?

Colorers : Boyacı.

Colorectal : Kolorektal. Kolon ve rektumla ilgili. Kolon ve rektumla ilgili olan. Kolon ve rektuma ait.

Colored : Renkli. Taraflı. Boyalı. Göz boyayıcı. Siyahi. Etki altında kalmış. Renklendirilmiş. Boyama. Boyanmış. Zenci.

Colored film : Elle boyanan filmin durumu. Boyanmış film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Colored filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Süzgeç.

Colored pencil : Renkli kalem.

Colored man : Renkli adam. Siyah kişi (aşağılayıcı).

Brick colored : Kiremit rengi.

Colored person : Siyah kişi (aşağılayıcı). Renkli kişi.

Colored print : Renkli baskı.

İngilizce Colorer Türkçe anlamı, Colorer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colorer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bootblack : Ayakkabı boyacısı. Lostracı.

Dark : Bilgisizlik. Çepel. Koyu. Gölge. Cehalet içinde. Akşam. Karanlık. Koyu renk. İzbe. Esmer.

Painter : Pruva halatı. Çıma. Badanacı. İmleç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İbre. Ressam. Bezemleri boyayan kimse. Nakkaş.

Black : Zenci. Kara. Siyaha boyamak. Karartmak. Uğursuz. Kızgın. Siyah. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Siyahlatmak.

Lieutenant colonel : Yarbay.

Dippers : Maşrapa. Vaftize karşı çıkan kimse. Büyükayı. Vaftiz karşıtı hıristiyan. Su karatavuğugiller. Su tası. Anabatist. Kepçe. Su karatavuğu. Kova.

Painters : Ressamlar. Pruva halatı. Ressam. Çıma.

Dipper : Büyükayı. Su karatavuğu. Dalar kepçe. Maşrapa. Vaftize karşı çıkan kimse. Vaftiz karşıtı hıristiyan. Yiyeceğini sosa daldırıp çıkaran kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, su karatavuğugiller (cinclidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi, karnı pas kırmızısı, kuzey afrika, avrupa ve kuzey asya'da hızlı akan ırmak kenarlarında yaşayan, türkiye'de orta anadolu'da kışlayan, diğer bölgelerde devamlı görülen, küçük yengeçler, su böcekleri ve küçük balıklarla beslenen bir tür. dere kuşu. Derekuşu.

Colorer synonyms : non white, light colonel, colorers, colourers, bootblacks, colourist, dyers, house painter, coloured, colorists, commissioned military officer, colourer, dark skinned, colorist, dyer.

Colorer zıt anlamlı kelimeler, Colorer kelime anlamı

White : Sütlü kavhe. Solgun. Gözün beyaz kısmı. Soluk benizli. Göz akı. Beyaz. Beyaz ırktan olan. Yumurta akı.

Uncolored : Boyasız. Boyanmamış. Tarafsız. Renksiz.

Achromatic color : Şeffaf.

Colorer antonyms : chromatic color, colorlessness, colored.