Come true türkçesi Come true nedir

Come true ile ilgili cümleler

English: Her dream has come true at last.
Turkish: Rüyası sonunda gerçek oldu.

English: Your dream of becoming a baseball player will come true if you try hard.
Turkish: Eğer sıkı çalışırsanız, bir beyzbol oyuncusu olma hayalin gerçekleşir.

English: In this world, there are some things that will never come true no matter how much you wish for them.
Turkish: Bu dünyada onları ne kadar dilersen dile asla gerçekleşmeyecek bazı şeyler vardır.

English: The best way to make your dreams come true is to wake up.
Turkish: Hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

English: You can make your dream come true by working hard.
Turkish: Çok çalışarak hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsin.

Come true ingilizcede ne demek, Come true nerede nasıl kullanılır?

True : Sadık kalarak. Katışıksız. Som. Safi. Gerçekten. Doğrultmak. Tam olarak. Düzgün. Hakiki. Düzeltmek.

Come a cropper : Hezimete uğramak. Bozguna uğramak. Kötü biçimde düşmek. Baş aşağı gitmek. Başarısızlığa uğramak. Naneyi yemek.

Come a purler : Tepetaklak düşmek. Başaşağı düşmek. Kötü düşmek.

Come about : Olay (bir yerde) geçmek. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Çıkmak. Meydana gelmek. Volta etmek. Olmak. Doğmak.

 

Come across : İstenileni yapmak. İle karşılaşmak. İzlenim bırakmak. Etkileyici olmak. Karşılaşmak. Rastlamak. -e rastlamak. Rastgelmek. İzlenim yaratmak. İyi etki yapmak.

Come across with : Para uçlanmak. Vermek. Karşılaşmak. Rastlamak. Ödemek.

İngilizce Come true Türkçe anlamı, Come true eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come true ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actualizes : Hayata sokmak. Tahakkuk ettirmek. Gerçekleştirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Gerçekleşmesini sağlamak. Yaşama geçirmek. Yaşama sokmak. Hayata geçirmek.

Accruing : Çoğalmak. Payına düşmek. Büyümek. Gerçekleşme. Artmak. Meydana gelme.

Accrue : Artmak. Büyümek. Tahakkuk ettirmek. Payına düşmek. Ziyadeleşmek. Birikmek. Gelmek. Eklenmek.

Actualise : Gerçekleştirmek. Sonuçlandırmak. Gerçeğe dönüştürmek. Anlamak. Yaşama sokmak. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Hayata geçirmek. Gerçekleşmesini sağlamak. Yaşama geçirmek. Hayata sokmak.

Realised : Realize edilmiş. Gerçekleştirilmiş.

Materialises : Cisimleşmek. Maddileştirmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Somutlaştırmak. Peydahlanmak. Maddileşmek. Cisimlenmek. Hayata geçirmek. Gerçeğe dönüştürmek.

Came true : Hakikat olmak. Farkına varılma. Gerçeğe dönüşmek. Anlaşılma.

Come to fruition : Tamamına ermek. Meyvesini vermek. Sonuç elde etmek. Semeresini vermek. Muradına erme. Semere vermek. (olumlu) bir sonuca ulaşmak.

Come true synonyms : become reality, come out right, accrues, come off, come to pass, light, materialise, actualize, actualizing, materialising.