Commingles türkçesi Commingles nedir

Commingles ingilizcede ne demek, Commingles nerede nasıl kullanılır?

Commingle : Karışmak. Kaynaştırmak. Katıştırmak. Karıştırmak. Katmak. Kaynaşmak.

Commingled : Kaynaştırmak. Kaynaşmak. Karışmak. Katmak. Karıştırmak. Katıştırmak.

Commingling : Kaynaştırma. Karışmak. Kaynaştırmak. Karıştırma. Karıştırmak. Kaynaşma. Kaynaşmak. Karışma.

Commin external tariff : Ortak dışbildirmelik. Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği.

Commination : Tanrı'nın günahkarlara karşı öfkesini anlatan dualar. Uyarı. İkaz. Göz korkutma.

Comminatory : Tehditkar. Kinci. Cezalandırıcı. Tehdit edici.

Comminute : Parçalamak. Ufalamak. Öğütmek. Toz etmek. Ezmek. Püskürtmek.

Comminuted fracture : Parçalanmış kırık. Kırık ocağında, parça sayısının ikiden fazla olduğu kemik kırığı, kommunitif kırık. Parçalı kırık. Ufalanmış kırık.

Comminator : Ufalayıcı. Pissuda bulunan iri maddelerin ufalandığı aygıt.

Comminuted : Parçalanmış. Ufalanmış. Kominütif.

İngilizce Commingles Türkçe anlamı, Commingles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commingles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Digitize : Sayısallaştımak. Sayısallaştırmak. Analog veriyi dijital veriye dönüştürmek (digitise olarak da yazılır) (elektronik, bilgisayar). Kesikli olmayan veriyi sayısal biçimde deyimlendirmek ya da göstermek, örn. fiziksel bir büyüklüğün genliğinin örneksel bir gösteriminden, o genliğin sayısal bir gösterimini çıkarmak. Sayılara dönüştürmek. (amerikan ingilizcesi) dijital hale getirmek. Sayılaştırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Conflate : Bir araya gelen. Bir araya getirmek. Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki yazı vb). Birleşmiş. Birleşik (iki metnin bir taneye). Birleşik.

Annex : Eklemek. İlhak. Habersiz almak. İlave. İlhak etmek. Eklenti. Müsadere etmek. Topraklarına katmak. Kasaba ya da köy gibi küçük yerleşme yerlerini oluşturan kom, oba adı da verilen uzak komşuluk birimlerinden her biri. bir yapıya sonradan eklenmek üzere yapılan ve anayapıya bağlı olması her kez gerekmeyen yardımcı bölüm.

Blend in : Yavaşça katmak. İle uyumlu olmak. Uymak. Araya kaynamak.

Immix : Birbirine karıştırmak. Birbirine katmak. İç içe geçirmek.

Combine : Bir sanayi dalında birbirini tamamlayan etkinliklerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşan kuruluş. krş. birleşme, tröst. Kombine etmek. Birleşmek. Birleştirmek. Toplanmak. Bileştirmek. Kartel. Birlik.

Integrates : İlave etmek. Bütünlemek. Dahil etmek. Birleşmek. Birleştirmek. Tümlemek. Entegre etmek. İntegralini almak.

Meld : Birbirine karışmak. Birleşmek.

Gauge : Kriter. Ölçü aygıtı. Mikyas. Kalibre. Ayarlık. Ayar etmek. Ayarını hesaplamak. Kapsam. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç.

 

Commingles synonyms : syncretise, syncretize, change integrity, commingle, become complicated, commingled, conjugate, ally, combines, be mixed up, annexing, browse, barged, adjoin, digitise, mix in, admixed, fuses, be mixed up in, accrete, commingling, fuse, merge, conglutinate, be involved in, be confused, butt, churn, melt, digitizes, butt in, admixes, immingle.