Conflate türkçesi Conflate nedir

  • Bir noktada bağlamak.
  • Birleşmiş.
  • Birleşik (iki metnin bir taneye).
  • Birleşik.
  • Bir araya getirmek.
  • Bir araya gelen.
  • Birleşik (iki yazı vb).

Conflate ingilizcede ne demek, Conflate nerede nasıl kullanılır?

Conflated : Bir noktada bağlamak. Birleşik. Birleşik (iki yazı vb). Birleşmiş. Bir araya getirmek.

Conflates : Birleşik. Bir araya getirmek. Bir noktada bağlamak. Birleşmiş. Birleşik (iki yazı vb).

Conflating : Bir araya getirmek. Birleşik. Birleşmiş. Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki yazı vb).

Conflation : Birleştirme. İki metni bir metne birleştirme. İki metin birleşiminin ürünü olan metin. Bir metinde iki biçimin bir arada bulunması.

Conflagrant : Yanma. Alev alev.

Conflict : Çatışma. Uyuşmamak. Bağdaşmamak. Çekişme. Çekişmek. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Uyuşmazlık. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Zıtlık. Anlaşmazlık.

Conflict of interest : Çıkar çelişkisi. Menfaat çatışması. Bir kişinin birlikte sorun yaratabilecek olan iki farklı kişisel hali olan durum. Çıkar çatışması.

 

Conflict history : Çakışma geçmişi.

Conflict of laws : Yasal anlaşmazlık. Devletler özel hukuku. Kanunlar arası çelişki. Yasal uyuşmazlık. Kanuni ihtilaf. Kanunlar ihtilafı. Kanunlar arasındaki çatışma. Yasalar çatışması.

Conflict about convocation competence : Çağrı yetkisi üzerinde uyuşmazlık. Toplu sözleşme yapabilme ya da yapılmış olan bir toplu sözleşme üzerinde kimi değişiklikler yapma amacı ile, karşıtını çağırmaya yetkili olan işçiler ve işverenler arasında çıkan uyuşmazlık.

İngilizce Conflate Türkçe anlamı, Conflate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conflate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collaborative : İşbirlikçi. Ortaklaşa. Ortak çalışmaya dayalı. Müşterek. Yardımcı.

Assoc : İlgili. Bağlantılı.

Meld : Karıştırmak. Karışmak. Birleşmek. Birbirine karışmak.

Mix in : Karışmak. Katmak.

Agglomerating : Yığmak. Toplanmak. Yığılmak. Toplamak.

Congregate : Bir araya gelmek. Birleştirmek. Toplantı yapmak. Toplanmak. Toplu. Toplamak. Birikmek. İçtima etmek. Birleşmek.

Aggregate : Toplanmak. Toplu. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Toplam. Toplaşmak. Yığışım. Kümelemek. Yekun tutmak. Bir araya toplamak.

Amasses : Biriktirmek. Top olmak. Bir araya gelmek. Toplamak. Yığmak.

Blend in : Uymak. Araya kaynamak. Yavaşça katmak. İle uyumlu olmak.

Compound : Bileşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Birkaç elementden yapılmış madde. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek.

 

Conflate synonyms : syncretize, syncretise, change integrity, accrete, associated, amassing, confederated, collects, conjugate, blend, at one, admix, fuse, conjunct, cluster, composite, conflates, agglomerated, agglomerates, immix, coalesce, melt, mix, combine, gauge, flux, absorb, cohesive, adjunctive, combinate, coalesced, commingle, allied.

Conflate ingilizce tanımı, definition of Conflate

Conflate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To join or weld. To collect. To fuse together. To consolidate. To bring together. To blow together.