Commissars türkçesi Commissars nedir

  • Komiser.
  • Rusya'da eski halk idare örgütü başı.

Commissars ingilizcede ne demek, Commissars nerede nasıl kullanılır?

Commissar : Rusya'da eski halk idare örgütü başı. Komiser.

Commissariat : Komiserlik. Levazım dairesi. Destek hizmetleri. Levazım sınıfı.

Commissariats : Komiserlik. Levazım dairesi. Destek hizmetleri. Levazım sınıfı.

Commissaries : Askeri kantin. Büfe. Ordu pazarı. Vekil. Delege yardımcısı. Komiser. Piskopos vekili.

Commissary : Büfe. Piskopos vekili. Vekil. Askeri kantin. Temsilci. Mümessil. Komiser. Delege yardımcısı. İkmalden görevli subay.

Commission of enquiry : Soruşturma komisyonu. Belirli bir konuyu araştırmak için belirlenmiş olan komisyon.

Commission business : Komisyon işi. Komisyon işleri.

Commission : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Talimat. Ismarlamak. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Ismarlama. Atama. Vazife. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Görevlendirmek. Sipariş.

Commission of discipline of the ministry : M.e.b. müsteşarlarının başkanlığında teftiş kurulu başkanı, ilgili genel müdürler ve bakanlık hukuk müşavirinden oluşan, öğretmenler ile öğretmen yetiştiren yüksek okul öğrencilerinin disiplin suçlarını inceleyen komisyon. Bakanlık disiplin komisyonu.

 

Commission agent : Komisyonla çalışan temsilci. Komisyoncu acenta. Komisyoncu acente. Acente. Komisyonla çalışan acente. Alım satım aracısı. Komisyoncu. Başkası adına ticaret yapan şahıs.

İngilizce Commissars Türkçe anlamı, Commissars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commissars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commissaries : Büfe. Delege yardımcısı. Askeri kantin. Ordu pazarı. Vekil. Piskopos vekili.

Commissioners : Vekil. Yargıç. Komisyonca atanan görevli. Delege. Yetkili kimse. Komisyon üyesi.

Commissary : İkmalden görevli subay. Askeri kantin. Vekil. Mümessil. Temsilci. Delege yardımcısı. Büfe. Piskopos vekili.

Police commissioner : Emniyet müdürü. Polis komiseri.

Superintendent : Başkomiser (ingiliz ingilizcesi). Sakçı memuru. Bina sorumlusu. Müfettiş. Polis şefi (amerikan ingilizcesi). Okul yapılarının, kuruluşlarının ve eşyasının iyi korunması, düzen ve temizliği gibi okulun bütün bakım işlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesinden sorumlu olan kimse. Denetmen. İçişleri başı. Kapıcı.

Store : Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Dükkan. Doldurmak. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Ambara koymak. Kumanya. İçermek. Akılda tutmak. Koruncak. Mağaza.

Snack bar : Ayakta meze gibi yiyeceklerin atıştırıldığı lokanta. Müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta. Aperatif ve sandviç servisi yapılan bar. Hafif yiyecek ve çeşitli içeceklerin satıldığı küçük restoran. Genellikle bir tezgah çevresinde oturulan. Büfe. Snekbar. Hafif yemek yenen yer. Hafif yemek büfesi.

 

Commissioner : Yetkili kimse. Yetkili kişi. Komisyonca atanan görevli. Müdür. Hükümet temsilcisi. Vekil. Komisyon üyesi. Yargıç. Şube müdürü.

Buffet : Yumruk atmak. Büfe. Yumruklamak. Örselemek. Dövmek. Sarsmak. Vurmak. Mücadele etmek. Tokatlamak. Boğuşmak.

Commissars synonyms : small stores, snack counter, post exchange, px, slop chest, commissar, sergeant at arms, inspector, shop.