Compacts türkçesi Compacts nedir

Compacts ingilizcede ne demek, Compacts nerede nasıl kullanılır?

Subcompacts : Küçük araba.

Compact bone : Sert kemik. Uzun kemiklerin esas kısmını oluşturan, halkasal sistemlerden meydana gelen, dıştan periosteum, içten endosteum ile çevrelenmiş kemik yapısı. kompakt kemik.

Compact camera : Kompakt fotoğraf makinesi.

Compact car : Küçük ve ekonomik aile arabası. Küçük araba.

Compact computer : Tek parça bilgisayar. Biparça bilgisayar. Tekparça bilgisayar. Tek parçalı bilgisayar. Yoğun bilgisayar. Kompak bilgisayar.

Compact disc mute : Optik disk sessiz.

Compact disk : Cd. Bilgisayarla işlenmiş bilgiyi hafızaya almak için kullanılan küçük disk (örneğin, bilgisayar programları, müzik, vs.). Kompakt disk. Yoğunteker.

Compact disk read only memory : Sadece okunabilen kompakt disk. Kompakt disk salt okunabilir hafıza. Cd-rom.

Compact disc : Optik disk. Compact disk. Cd. Yoğun disk. Sıkıştırılmış disk. Kompak disk. Kompakt disk. Tekparça disk.

Compact flash : Kompakt flaş.

İngilizce Compacts Türkçe anlamı, Compacts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compacts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alliance : Bağlılık. Uyuşma. Pakt. Bağlaşıklık. Birlik. Sosyal birlik. Birleşme. Kodak birliği. Bağ. Dünürlük.

Encapsules : Kapsüle koymak. Koyulaştırmak. Özetlemek. Sıkıştırılmak. İçermek. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Kapsüllemek. Kapsamak. Kapsüle saklamak.

Bombard : Soru yağmuruna tutmak. Bombalamak. Dövmek. Yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Topa tutmak. Gülle yağdırmak. Üzerine varmak. Bombardıman yapmak.

Encapsuling : Özetleme. Kapsama. Sıkıştırılmak. Kapsüle koymak. Kapsüllemek. Kapsüle saklamak. Koyulaştırmak. İçerme. Kısa ve öz biçimde açıklama.

Consolidates : Birleştirmek. Takviye etmek. Katılaştırmak. Toplamak. Vadesini uzatmak. Güçlenmek. Sağlamlaştırmak. Sağlamlaşmak.

Agree together : Birlikte razı olmak. Birlikte kabul etmek.

Besiege : Yağmuruna tutmak. Etrafını almak. Çevresini sarmak. Başına üşüşmek. Kuşatma altında tutmak. Muhasara etmek. Bunaltmak. Kuşatmak. Rahat vermemek.

Bombarding : Bombardıman yapmak. Bombardıman etmek. Topa tutmak. Üzerine varmak. Dövmek. Gülle yağdırmak. Bombalamak. Yağmuruna tutmak. Soru yağmuruna tutmak.

Arrangement : Düzen. Sıra. Tanzim. Düzenleme. Diziliş. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Aranjman. Düzenleyim. Düzenlenmiş şey. Uzlaşma.

Agreements : Uyma. Antlaşma. Uzlaşma. Kontrat. Kabul etme. Mukavele. Razı olma. Aynı fikirde olma.

Compacts synonyms : close packed, navigational instrument, assent, accordance, condense, cemented, be urgent with somebody, gyrocompass, bombards, make tight, cloggy, deed, covenants, impacted, firm, astipulation, besieges, bargain, make an appointment, astringed, flapjacks, tighten, beset, clench, engagement, besets, compact, agreeing, puff box, covenant, cement, consolidating, accord.

 

Compacts zıt anlamlı kelimeler, Compacts kelime anlamı

Loose : Oynak. Ateşlemek. Atmak. Ateş etmek. Kaçmak. Gevşek. Salıvermek. Serbest bırakmak. Bol. Çözmek.

Distributed : Yayık. Dağınık. Ayrılmış. Dağıtılan. Kısımlanmış. Dağıtık. Dağıtılmış. Dağıtımlı. Yayılmış.

Decompress : Basınçtan kurtulmak. Serbest kalmak. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Sıkıştırılmışı açma. Tazyiki boşaltmak. Sıkışmışı açma. Açmak. Basıncı azaltma. Sıkıştırmayı çözme.