Competitor türkçesi Competitor nedir

  • Yarışmacı.
  • I.a.a.f. yönetmeliği kurallarına uygun olarak tek başına, takımca ya da takım içinde yarışlara katılan atlet.
  • Müsabık.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Rekabette bulunan.
  • Rakip.
  • Rekabet eden.
  • Yarışçı.

Competitor ile ilgili cümleler

English: Ali is a real competitor.
Turkish: Ali gerçek bir rakip.

English: Ali is a very tough competitor.
Turkish: Ali çok sert bir rakip.

English: Ali was a competitor.
Turkish: Ali bir yarışmacıydı.

English: Ali is a fierce competitor.
Turkish: Ali acımasız bir rakip.

English: Ali is a good competitor.
Turkish: Ali iyi bir rakip.

Competitor ingilizcede ne demek, Competitor nerede nasıl kullanılır?

Direct competitor : Direkt rakip.

Competitors : Yarışmacılar. Yarışçı. Yarışmacı. Rakip. Rakipler.

Competitory : Yarışmacı ile ilgili.

Competition : Yarış. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Sınama. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Rekabet. Yarışım. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Çekişme. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele.

 

Competition oriented pricing : Rekabet temelli fiyatlandırma. Fiyatların benzer mal üreten en güçlü firmanın fiyatına göre belirlendiği fiyatlandırma yöntemi. bk. sınır fiyatlandırma.

Competitioner : Yarışma veya mücadele katılımcısı. Yarışçı.

Competition rule : Yarışma kuralı.

Competition without price : Ederi indirmeden niteliği yükseltmek yoluyla yapılan yarışım. Ederle sınırlı olmayan yarışım.

Competition board : Rekabet kurumunun karar organı. Rekabet kurulu.

Competitions : Rekabet. Çekişme. Yarışma.

İngilizce Competitor Türkçe anlamı, Competitor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Competitor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angle of flight : Uçuş açısı. Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı.

Title holder : Hak sahibi. Ünvan sahibi. Mülkiyet sahibi.

Ambitionist : Tutkulu olan. Arayıcı. Arzusu olan kimse. Hırslı kişi. Aday.

Competition : Konkur. Rekabet. Yarışma. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Herhangi bir etkinlik alanında ayrı ayrı kişi ya da gruplar arasında sürdürülen üstün olma mücadelesi. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Müsabaka. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Yarış.

 

Vying : Rekabet etme. Rekabetçi.

Comer : Gelecek vaadeden. Gelen kimse. Fark edilen bir potansiyeli olan kişi. Georgia eyaletinde şehir. Gelecek vaadeden kimse. Gelen.

Favourite : Ençok sevilen. Kazanacağına inanılan yarışçı. Sevgili. Gözde. En çok beğenilen. Favori. İkbal. Kazanacağı umulan kişi ya da at. En çok sevilen. Kayırılan kimse.

Advancing foot : İlerideki ayak. Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak.

Competitioner : Yarışma veya mücadele katılımcısı.

Foe : Düşman. Hasım.

Competitor synonyms : street fighter, bar clearence, chief result recorder, world beater, champion, contestants, finalist, favorite, competitors, enemy, runners, entry, chief course judge, runner up, entrant, racers, adversary, tier, athletics, approach, rival, jostler, competitive, antagonists, contenders, queen, break the record, contender, emulators, adversaries, runner, champ, contester.

Competitor zıt anlamlı kelimeler, Competitor kelime anlamı

Friend : Tanıdık. Destek. Yardımcı. Yoldaş. Can. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Arkadaş. Yaren. Dost. Ahbap.

Competitor ingilizce tanımı, definition of Competitor

Competitor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who competes. One who seeks what another seeks, or claims what another claims. A rival.