Complect türkçesi Complect nedir

  • Birlikte dokumak.
  • Birbirine geçirmek.

Complect ingilizcede ne demek, Complect nerede nasıl kullanılır?

Complected : Birbirine geçirilmiş. Birlikte dokunmuş.

Compleat : Tüm (complete'in eski yazılışı).

Complement : Tamamlayıcı şey. Tümleyen. Bilgisayar, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Komplement. Normal serumda bulunan, enzim etkinliği gösteren, bağışıklık sistemi içerisinde yapısal ve düzenleyici görevleri olan birtakım proteinler. komplement sistemi dokuz fonksiyonel bileşen taşır ve bunlar c1’den c9 ‘a kadar sembollerle gösterilir. Mürettebat. Tamamlayıcı. Tam kadro. Tümlemek. Tümleyici.

Complement base : Tümler tabanı.

Complement fixaiton test : Antijen antikor komplekslerine bağlanan antijenlerin alyuvarları parçalaması esasına dayanan serolojik tanı yöntemi. Komplement bağlanma testi.

Complemental : Tamamlayıcı. Tümleyici.

Complement law : Tümleyen yasa.

Complementary : Birbirini tamamlayan. Tümleyici. Bütünleyici. Tümleyen. Bütünler. Tamamlayan. Dna çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli dna oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. komplementer. Birbirini tamamlayıcı. Tamamlayıcı.

 

Complementary angle : Tamamlayıcı açı. Dikler açı. Toplamları 90 derece olan açılar. Tümler açı. Tümler açılar.

Complementarily : Mükemmelleştiren bir şekilde. Tamamlayan bir biçimde. Tamamlayarak. Mükemmelleştirerek.

İngilizce Complect Türkçe anlamı, Complect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connect : İletişim sağlamak. Devreye sokmak. İlgili olmak. Bağlantılamak. İlişki kurmak. Bağlamak. Bağlı olmak. İrtibatlamak. Raptetmek.

Intertangling : Birbirine geçmek.

Enlace : Sarmak. Dolamak. Sıkıca sarmak. Dolaştırmak.

Interwoven : Birbirine karışmış. Birlikte örmek. İç içe geçmiş. Beraber dokunmuş.

Enlacing : Sarmak. Birbirine geçirme. Dolamak. Sıkı sıkı sarma. Dolaştırma.

Join : Katmak. Kaynamak. Çitmek. İltihak etmek. Buluşmak. Eklemek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapıştırma eylemi. Ek yeri. Birleştirmek.

Intertangles : Birbirine geçmek.

Interwove : Birlikte örmek. Birbirine karıştırmak. Beraber dokumak.

Intertangle : Birbirine geçmek.

Entwine : Tırmanmak. Dolaştırmak. Kıvırmak. Bükmek. Etrafını sarmak. Sarmak. Örmek.

Complect synonyms : intercommunicate, entwines, dovetailing, interknit, interweaves, interlace, interweave, interlaces, unite, link up, engage, interconnect, dovetail, dovetails, link, interlink, dovetailed.