Compter türkçesi Compter nedir

Compter ingilizcede ne demek, Compter nerede nasıl kullanılır?

Decompte definitif : Kesin hesap.

Comptometer : Hesap makinesi. Hesap yapan makine. Mekanik hesap makinesi.

Compton : Kaliforniya eyaletinde şehir. Amerikalı bir fizikçi. Bir soyadı. Karl taylor compton (1887-1954). İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Arthur holly compton (1892-1962). California'da (abd) şehir. 1927 yılı nobel fizik ödülü sahibi.

Compton absorption : Compton absorpsiyonu. Compton soğurumu.

Compton effect : Bir fotonun bir elektronla, elektronun atomdan dışarı fırlatılacak biçimde etkileşmesi. Biyoloji, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Compton etki. Compton olgusu. Compton olayı. Bir eksicikle bir ışılcığın etkileşmesi sonucu, saçılan x-ışınlarının sıcaklığının düşmesi, dalga boyunun büyümesi. Bir atomdan x ışınları, gamma ışınları gibi yüksek enerjili fotona çarpma ile elektron fırlatılması. Compton etkisi.

Comptrollers : Sayman müdür. Müfettiş. Murakıp. Kontrolör. Denetçi. Sayman. Denetleyici.

Comptroller : Kontrolör. Müfettiş. Denetleyici. Sayman. Murakıp. Sayman müdür. Denetçi.

Standard comptability system : Tek düzen sayışım dizgesi. Benzer kuruluşlara uygulanması olanaklı bir sayışım dizgesi.

 

Compton scattering : Compton saçılması. Fotonların, compton etkisiyle eş evresiz olarak saçılması. Compton saçılımı.

Compton electrometer : Gompton elektrometresi. Compton elektrometresi.

İngilizce Compter Türkçe anlamı, Compter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capitalise : Sermaye sağlamak. Sermayeleştirmek. Çıkar sağlamak. Finanse etmek. Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize). Bir gelirin sermayesini hesap etmek. Katılımcı olmak. Büyük harflerle yazmak. Sermaye olarak kullanmak. Faydalanmak.

Walk : Gezinmek. Gezinti. Üzerinde yürümek. Taşımak (iterek). Gezdirmek. Adımla ölçmek. Gezmek. Yürümek. Yürüyüşe çıkarmak. Yürüyüş.

Budget : Bütçeye koymak. Bütçede yer alan para miktarı. Bütçelemek. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Bütçe. Bütçe yapmak. Geçinge. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Bütçeye uygun. Yığın.

Solve : Çözmek. Halletmek. Çözüm üretmek. Çözüme kavuşturmak. Çözümlemek. Çözüm bulmak. Çözüme ulaştırmak. Aydınlatmak. İçinden çıkmak.

Estimate : Düşünce. Değerlendirmek. Ücretlendirmek. Tahmin etmek. Tahmin. Kestirmek. Aranan evrendeğere ilişkin olarak örneklemeyle elde edilen değer ya da çıkarım yordamlarıyla varılan bekleni ya da beklenti. Hesap etmek. Değer biçmek. Hesap.

 

Coerce : Baskı altında tutmak. Zorlamak. Tazyik etme. Baskı yapma. Mecbur etme. Bir şeyi kabule zorlamak. Baskı yapmak. İcbar etme. Zorlama. Mecbur etmek.

Hale : Sağlıklı. Missouri eyaletinde şehir. Zinde. Sürüklemek. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Sağlam. Dinç.

Differentiate : Fark gözetmek. Tefrik etmek. Ayrı seçi yapmak. Ayrılmak. Farklı yapmak. Farklı olmak. Ayırmak. Ayırdetmek. Ayrım yapmak. Ayırt etmek.

Cypher : Sıfır. Önemsiz şey. Açarsöz. Bkz.cipher. Şifre.

Have : Dolandırmak. Yapmak. Etmek. Elde etmek. Malik olmak. Zorunda olmak. Buyurmak. Kabul etmek. Aldatmak. Yaptırmak.

Compter synonyms : factor out, factor in, misestimate, average out, act, stimulate, accountant, shame, book keeper, bookkeepers, bursars, condemn, capitalize, add, implement, reason, add together, gauge, certified public accountant, subtract, accountants, bookkeeper, average, cause, move, integrate, prorate, approximate, calculate, divide, make, induce, quantise.

Compter zıt anlamlı kelimeler, Compter kelime anlamı

Divide : Kesmek. Bölmek. Dağıtmak. Bölüştürmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylaşmak. Taksim etmek. Paylaştırmak. Ayrılmak. Sınıflandırmak.

Integrate : Kaynaştırmak. Birleşmek. Bütünlemek. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Entegrasyon yapmak. Tamamlamak. İntegralini almak. İlave etmek. Katmak. Değişken aralıkları ile her aralıktaki işlev değerleri çarpımları toplamının, aralıklar küçüldükçe vardığı erey işlevini bulmak.

Add : Ekleme. İlave etmek. Çalmak. Toplamak. Katmak. Bindir. Eklemek. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Artırmak. Ekleme yapmak.

Compter antonyms : differentiate, multiply, subtract, refrain, exempt.

Compter ingilizce tanımı, definition of Compter

Compter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A counter.