Concussing türkçesi Concussing nedir

Concussing ingilizcede ne demek, Concussing nerede nasıl kullanılır?

Concussion : Beyin sarsıntısı. Beyin sarsıntısı. şiddetli sarsıntı. Şiddetli sarsıntı. Konküzyon. Sarsma. Çarpışma. Şok. Sarsıntı. Darbe.

Concussion of the brain : Beyin sarsıntısı.

Concussions : Darbe. Düşme vb gibi nedenlerle özellikle kafada oluşan sakatlıklar. Sarsıntı. Sarsma. Beyin sarsıntısı. Şok.

Concussive : Sarsma ile ilgili. Sarsıntı ile ilgili (düşüş, darbe, vs. nin neden olduğu kafa yaralanması).

Concussively : Sarsma ile ilgili olarak. Sallanma veya sarsılmaya neden olan şekilde. Sarsıntı ile ilgili bir şekilde.

Concussed : Kommosyone. Baskı altında tutmak. Sarsmak.

Be concussed : Beyin sarsıntısı geçirmek.

Cerebral concussion : Beyin sarsıntısı. Ağır bir şokun sebep olduğu beyin hasarı.

Concusses : Baskı altında tutmak. Sarsmak.

Concuss : Sarsmak. Baskı altında tutmak.

İngilizce Concussing Türkçe anlamı, Concussing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appall : Dehşete düşürmek. Şoka uğratmak. Şoke etmek. Korkutmak. Dehşete düşmek. Ürkütmek. Yıldırmak.

Agitating : Çalkalama. Üzmek. Altüst etmek. Tahrik etmek. Çalkalamak. Kışkırtmak. Sallamak. Propaganda yapmak. Çalkalanmak.

 

Centering : Kubbe kalıbı. Puntalama. Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması. Merkezleme. Ortalama. (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek. Merkezlendirme. Kemer kalıbı. Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Appal : Korkutmak. Dehşete düşürmek. Ürkütmek. Şoke etmek. Dehşete düşmek. Yıldırmak. Şoka uğratmak.

Engrossment : Meşgul olma. Tümünü ele geçirme. Stoklama. Dalma. Piyasayı tekeline alma. Bir malın tamamını ele geçirme. İşgal. Meşguliyet. Temize çekilmiş belge.

Perplexing : İnsanın kafasını bulandıran. Kafa karıştırıcı. Şaşırtıcı.

Choke down : Dizginlemek. Tutmak. Lüplemek. Mideye indirmek. Kontrol etmek. Durdurmak. Yutmak. Bastırmak.

Buffeted : Boğuşmak. Yumruklamak. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Tokat atmak. Mücadele etmek.

Repressing : Önleyici. Bastırmak. Tekrar presleme. Yeniden baskılama. İçine atmak. Önleme. Önlemek. Baskılayıcı. Baskılamak.

Concussing synonyms : concusses, appaling, particularism, coerces, agitate, choke off, absorption, restraining, concuss, coerce, hold down, unclear, buffet about, coercing, afflicts, concussed, focal point, focusing, buffet, afflicting, concentration, agitates, immersion, affect, appals, represses, afflict, focus, direction, repressed, puzzling, repress, appalls.

 

Concussing zıt anlamlı kelimeler, Concussing kelime anlamı

Clear : Tamamen. Defolmak. Silmek. Belgin. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Uzakta. Açıkça. Açık. Berrak. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği.

Orienting : Doğrultmak. Yönlendirmek. Yöneltmek. Doğuya doğru yapmak.