Congenital malaria türkçesi Congenital malaria nedir

  • Doğuştan malarya.
  • Sıtmanın enfekte anneden yavruya plasenta yoluyla bulaşması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Congenital malaria ingilizcede ne demek, Congenital malaria nerede nasıl kullanılır?

Congenital : Konjenital. (hastalık) doğuştan. Yaradılıştan olan. Irsi. Konjenital. Yaradılıştan. Doğuştan, doğuştan var olan. Doğuştan. Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Malaria : İnsanlarda plasmodium falciparum, p. vivax, p. ovale, p. malariae adlı plasmodium türlerinin neden olduğu bir protozoon hastalığı, sıtma nöbeti, malarya. etkenler anopheles cinsindeki dişi sivrisineklerle taşınmaktadır. hastalıkta aşırı bitkinlik, ateş nöbetleri, terleme, titreme ve anemi gibi klinik belirtiler görülmektedir. hayvanlarda hastalığa diğer plasmodium türleri neden olmaktadır. Alyuvarların sıtma asalaklarıyle bulaşmasından ileri gelen, ateş, titreme, üşüme nöbetleri ve sarılık gibi belirtilerle tanınan hastalık; bataklık iğezi, malarya. Malarya (medikal tıp terimi). Sıtma hastalığı. Malarya. Sıtma.

Congenital achromia : Albinizm.

Congenital alacrima : Doğuştan alakrima. Doğuştan gözyaşı salgısının yetersizliği veya yokluğuyla belirgin seyrek olarak küçük cüsseli köpek ırklarında görülen bir bozukluk.

 

Congenital analgesia : Konjenital analjezi.

Congenital anaurism : Damarların doğuştan kese biçiminde genişlemesi. özellikle, ana atardamarda ve arteria pulmonalis’te biçimlenir. Doğuştan anevrizma.

İngilizce Congenital malaria Türkçe anlamı, Congenital malaria eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Congenital malaria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde).

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Congenital malaria synonyms : abattoir, a c syndrom, a dna, a clay, abdominal palpation, abaxial.