Conjugant türkçesi Conjugant nedir

Conjugant ingilizcede ne demek, Conjugant nerede nasıl kullanılır?

Conjugal : Evlilik. Karı kocaya ait. İzdivacı. Karıkocalığa ait. Evliliğe ait. Karı kocalığa ait. Evlilik ile ilgili. Evlilikle ilgili.

Conjugal affection : Karı koca sevgisi.

Conjugal family : Evlilik ailesi. Ana, baba ile henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan, çekirdek ya da dar aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Küçük aile.

Conjugal rights : Eşlerin birbirlerine karşı sahip oldukları haklar. Karı koca hakları. Evlilik ile edinilen haklar. Evlenmeleri ile eşlerin birbirlerine karşı sahip oldukları haklar. Evlilik hakları.

Conjugality : Evlenme. Evlilik. Karı koca olarak bir arada olma durumu. Karı koca olarak bir araya gelme durumu.

Conjugate arc : Eşlenik yay.

Conjugate angles : Eşlenik açılar.

Conjugate arcs : Eşlenik yaylar.

Conjugate acid base pair : Konjüge asit-baz çifti. Bir proton vericisi ve onun uygun proton alıcısından oluşan çift.

Conjugate algebraic numbers : Eşlenik cebirsel sayılar.

İngilizce Conjugant Türkçe anlamı, Conjugant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conjugant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coordinated : Düzenli. Eş-güdümlü. Eşgüdümlü. Uygun. Koordine. Koordineli. Düzenlenen.

 

Solution : Birbirine benzemeyen molekül yapısındaki iki ya da daha çok özdeğin tektörel karışımı. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çözünme. Halletme. İlaçların su, alkol, yağ ve diğer çözücülerde çözdürülmesiyle hazırlanan ilaç biçimi, solüsyon. İçinde birden artık kimyasal tur bulunan tektürel evre. Eriyik. Çözelti. Ara verme. Çözüm yolu.

Meld : Karıştırmak. Birbirine karışmak. Birleşmek. Karışmak.

Blend : Uymak. Harmanlamak. Uyum sağlamak. Karıştırmak. Karmak. Harman etmek. Harman. Harmanlama. Kaynaşmak. Karışmak.

Combine : Kaynaştırmak. Birleştirmek. Birlik. Birleşmek. Bir sanayi dalında birbirini tamamlayan etkinliklerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşan kuruluş. krş. birleşme, tröst. Karmak. Kartel. Toplanmak. Kombine etmek. Toplamak.

Flux : Met. Değişiklik. Suların kabarması. Değişim. Sürekli değişiklik. Eritken. Akış. Akı. Akıntı. Yükselme.

Mix : Bağdaşmak. Kaynaşmak. Birleşim. Karışmak. Melezlemek. Uyum sağlamak. Katıştırmak. Karışık. Karışım. Katmak.

Conflate : Bir araya gelen. Birleşik. Birleşmiş. Birleşik (iki metnin bir taneye). Bir araya getirmek. Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki yazı vb).

Merge : Birleşmek. İçine karıştırmak. Karışmak. Kaynaşmak. Her biri belirli ve özdeş biçimde düzenlenmiş iki ya da daha çok öğeler kümesini, yine özdeş biçimde düzenlenmiş tek bir kümede toplamak, bk. kaynaştırmak. İçine karışmak. Kaynaştırmak. Birleştirmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İçine karışıp kaybolmak.

Coalesce : Kaynaştırmak. Bütünleşmek. Birleşerek bir bütün haline gelmek. Bir araya gelmek. Yekvücut olmak. Bir olmak. İki ya da daha çok öğeler kümesini, herhangi bir biçimde tek bir kümede toplamak, bk. birleştirmek. Birleşmek. Bütün haline gelmek.

 

Conjugant synonyms : conjugate solution, immix, commingle, fuse, matched.

Conjugant zıt anlamlı kelimeler, Conjugant kelime anlamı

Free : Ücretsiz. Erkin. Serbestçe. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest bırakmak. Serbest. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bedava. Özgür. Beleş.

Divided : Ayrı. Parçalarına ayrılmış. Farklı. Ayrılmış. Bölünmüş. Munkasem. Parçalanmış.