Connection piece türkçesi Connection piece nedir

  • Rakor.
  • İrtibat parçası.

Connection piece ingilizcede ne demek, Connection piece nerede nasıl kullanılır?

Connection : Birleştirme. Yakın. İlişik. İlgilenme. Dost. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Alaka. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Alışveriş.

Piece : Parça. Yamalamak. Yamamak. Tane. Eklemek. Kısa yazı. Kalıp. Parça koymak. Birleştirmek. Parçalarını eklemek.

Connection active : Bağlantı etkin.

Connection based : Bağlantı tabanlı.

Connection box : Bağlantı kutusu. Telefon hatlarının iletişim kurduğu kutu. Telefon hattı bağlantı kutusu.

Connection contact : Bağlantı kontağı.

İngilizce Connection piece Türkçe anlamı, Connection piece eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connection piece ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bush : Çalılık arazi. Purinçina. Bilezik. Çalıya benzer şey. Çalıyla örtmek. Çalı. Burç. Çepel. Zıvana.

 

Bushing : Kovan. Muf. Buşing. Kılavuz. Burç. Metal ilave veya ek (mekanik, elektronik). Bilezik. Yatak. İç-dış dişli redüksiyon nipel.

Sleeve : Bir dingil üzerine ya da yuva içine geçirilen, geniş halka. Kol düzeni. Giysi kolu. Kol (giysi). Kol. Elbise kolu. Yen. Kılıf. Ek bileziği.

Union : Dernek. Bilezik (boru). Sendika. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Bağlantı. Federasyon. Birleştirme. Birlik. Vida yuvası.

Sleeve coupling : Kovanlı kavrama. Ek bileziği. Boru için manşon.

Connector : Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Bağlayan kişi ve şey. Priz. Ara parça. Con. Konvektör. Başka bir yerde sürecek bir akış çizgisi'ndeki kesilmeyi gösteren bir akış çizeneği simgesi. Bağlayıcı. Bağlantı parçası.

Gland : Organizmada kullanılmak ya da dışarı çıkarılmak üzere salgı yapan özelleşmiş bir hücre (tek hücreli bez) ya da özelleşmiş hücreler topluluğu (çok hücreli bez). salgılarını bir kanalla boşaltan (dış salgı bezleri: ekzokrin bezler) ya da doğrudan kana veren (iç salgı bezleri: endokrin bezler), salgılarını tek kanalla boşaltan basit bezler (basit tüp, dallı tüp, bükülmüş tüp, asinar bezler), birden fazla kanalla boşaltan bileşik bezler (bileşik rübüler, bileşik asinar, bileşik tübüloasinar bezler), salgılarını sitoplazma kaybı olmadan salgılayan (merokrin), az kayıpla salgılayan (apokrin) ya da hücrenin de tahrip olmasıyla salgılayan (holokrin) tipleri, yoğun salgılı (mükoz) ya da daha sıvı salgılı (seröz) bezler gibi gruplandırılan çeşitli özellikteki hücreler topluluğu. Salmastra kapağı. Salmastra bileziği. Bez. Conta. Gudde. Salmastra kutusu. Salmastra kovanı. Salmastra glendi.

 

Coupling : Bir molekülde komşu protonlar arasındaki mıknatıs alanları etkileşimi. özgür köklerin aralarında ortaklaşım bağı oluşturmaları. Kenetleme. Kavrama. Bağlantı. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Eşleşme. Eşleme. Bileşim. Birliktelik. Çiftleşme.

Connection piece synonyms : pipe coupling, pipe union.