Consoling türkçesi Consoling nedir

  • Avutucu.
  • İç rahatlatıcı.
  • Teselli edici.
  • Rahatlama sağlayan.

Consoling ile ilgili cümleler

English: Ali is consoling Mary.
Turkish: Ali Mary'yi teselli ediyor.

English: Thank you for consoling me when I was sad.
Turkish: Üzgün olduğumda beni teselli ettiğin için sana teşekkür ederim.

Consoling ingilizcede ne demek, Consoling nerede nasıl kullanılır?

Consolingly : Rahatlatıcı bir şekilde. Sakinleştirici bir şekilde. Avutarak. Teselli kelimeleri ile.

Consolidate : Birleştirmek. Sağlamlaşmak. Sağlamlaştırmak. Güçlendirmek. Güçlenmek. Pekişmek. Birleşmek. Pekiştirmek. Takviye etmek. Toplamak.

Consolidated : Konsolide edilmiş. Birleştirilmiş. Konsolide. Dayanıklı. Birleşmiş. Sağlam. Vadesi uzatılmış. Takviyeli.

Consolidated annuities : Devlet tahvilleri. Sahibine sabit bir faiz geliri kazandıran, ancak vade tarihi olmayan dolayısıyla anapara ödemesi yapılmayan (itfa edilmeyen) devlet tahvili. krş. sürekli borçlar. Vadesi belli olmayan ve yalnızca faizi ödenen devlet tahvili. Süresiz tahvil.

Consolidated annuity : Yıllık. Kamu borçlarının değişik bölümlerinin birleştirilmesi. Devlet tahvilleri.

Consolidated fund : Bütün gelirlerin içinde toplandığı fon. Konsolide fon.

Consolidated budget noninterest expenditures : Konsolide bütçe harcamalarından faiz harcamalarının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü. Faiz dışı konsolide bütçe harcamaları.

 

Consolidated financial statements : Konsolide mali durum tabloları. Konsolide finansal tablolar. Konsolide mali tablolar.

Consolidated debts : Tahkim edilmiş borçlar. Sürelerinin bitiminde ödenmeyen ve ödenme süresi yeniden belli edilen para ve saycalar. ödeme günü belli olmayan alacaklar. ödenmeyen, süregelen borçlar. Konsolide borçlar. Berkitilmiş borçlar. Muntazam borçlar. Vadesi uzatılmış borçlar.

Consolidated financial statement : Konsolide bilanço. İki ya da daha çoktecimsel kuruluşlara ilişkin durumların bir dengelem ve kar-zarar çizelgesinde gösterilerek incelenmesinden ortaya çıkan tecim durumu. Birleşik tecim durumu.

İngilizce Consoling Türkçe anlamı, Consoling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consoling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reassuring : Sigortayı yenilemek. Rahatlatıcı. Güvence vermek. Güven verici. Güven tazeleyici. Güvenini tazelemek. Tekrar sigortalamak. Yeniden güven vermek.

Easer : Rahat bir hale getiren. Yardımcı delik. Rahatlatan. Yardım. Destek.

Comforting : Rahatlatma. Rahatlatıcı. Rahatlık sağlamak.

Easers : Rahatlatan. Rahat bir hale getiren. Destek. Yardım.

Commiserative : Halden anlayan. Anlayışlı. Merhametli.

Comforters : Yorgan. Avutan. Isırma emziği. Kauçuk meme. Avutan kimse. Emzik. Atkı. Rahatlatıcı şey. Diş kaşıma halkası.

Comfortable : Tatminkar. Rahat. İyi. Huzurlu. Konforlu. Sakin. Rahatlatıcı.

Soothing : Yatıştırıcı. Dinlendirici. Teskin edici. Teskin. Dindirici. Yatıştırma. Hafifletici. Huzur veren. Rahatlatıcı. Sakinleştirici.

 

Easing : Hafifletme. İndirmek. Gevşeme. Rahat ettirme. Azaltma. Düşürme.

Relieving : Hafifletme. Rahatlatıcı. Rahatlatma.

Consoling synonyms : heartening, comforter, consolatory.

Consoling zıt anlamlı kelimeler, Consoling kelime anlamı

Consoling antonyms : unreassuring.

Consoling ingilizce tanımı, definition of Consoling

Consoling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cheering. Adapted to console or comfort. As, this is consoling news.