Constate türkçesi Constate nedir
- Olumlu olarak belirtmek.
- Betimlemek.
Constate ingilizcede ne demek, Constate nerede nasıl kullanılır?
Constat : Değişmez.
Constative : Betimsel. Gözlemleyici. Gelinen noktayı tanımlayan. Pekiştirici. Betimleyici. Bir açıklamaya ait veya ilgili. Saptayıcı.
Constable : Emniyet mensubu. Sakçı memuru. Yüksek memur. Taşra polisi. Polis memuru. Polis memuru (ingiliz ingilizcesi). New york eyaletinde yerleşim yeri. Polis. Polis memuru (brit).
Constables : Polis memuru (ingiliz ingilizcesi). Zabıtalar.
Constabless : Zabıtalar.
Constant : Durağan. Sebatkar. Sebatlı. Sadık. Sabit, değişmez. Kararlı. Israrlı. Direşimli. Aralıksız. Sabit şey.
Constancy of conditions : Koşulların değişmezliği. Bir deneylemede durumdan çıkarılamayan değişkenlerin denetim altına alınması ya da değişkenlik göstermekten alıkonmasını içeren denetim yordamı, bk. uzancalı yordam.
Constant capital : Değişmez sermaye.
Constabulary : Sakçı örgütü. Jandarma. Zabıta. Polis teşkilatı. Polis örgütü. Polisin yetki alanı.
Constant area : Değişmez alan.
İngilizce Constate Türkçe anlamı, Constate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Constate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Describe : İfade etmek. Tanımlamak. Tasvir etmek. Vasıflandırmak. Nitelendirmek. Betimleme yapmak. Tarif etmek. Resmetmek. Anlatmak.
Characterise : Canlandırmak. Farklı olmasını sağlamak. Nitelemek. Ayırt edici özellik olmak. Iralamak. Karakterize etmek. -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Simgelemek. Tanımlamak.
Constant quantity : Sabit miktar.
Depicting : Resmetmek. Tasvir etmek. Göstermek. Tasvir eden. Tanımlama. Çizmek. Tasvir etme.
Quantity : Kemiyet. Nesnelerin sayılabilir ya da bir sayı dizgesiyle gösterilebilir özelliği, bk. nitellik. Bolluk. Kelimedeki seslerin veya hecelerin boğumlanma süresindeki uzunluk veya kısalık; bir fonem veya fonem grubunun telaffuz süresi, adem "yokluk" / adem "insan"; alem "bayrak" / alem "dünya", cihan "evren"; tt. yok / tkm. ybok vb. || kelimelerin belirttiği canlıları, nesneleri ve kavramları miktar yönünden değerlendirmeye dayanan gramer kategorisi. Sayı. Miktar. Fizik, gramer, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Azlık çokluk. Nesneler ve olaylarla ilgili ölçülebilir özellikler, anlamdaş tutar. Nicelik.
Depicted : Tasvir etmek. Çizmek. Göstermek. Tarif edilmiş. Tasvirli. Tarif edilen. Resmetmek.
Invariant : Sabit nicelik. Hiçbir zaman değişmeyen. Değişmeyen. Değişmez. Düzgen. Sabit. Değişimsiz. Bağıl devinim içinde bulunan yerlem çatkılarının birinden ötekine dönüştürüldüğünde, değeri hıza bağlı olarak değişmeyen (nicelik), örneğin iş, erke. Değişmez değer.
Invariable : Değişmez. Değişmeyen. Sabit. Mütemadiyen. Sürekli. Sabit terim. Sabit kalan. Daimi. Değiştirilemez. Her zaman aynı olan.
Characterize : Özelliklerini saptamak. Simgelemek. -in ayırıcı özelliği olmak. Nitelemek. Karakterize etmek. Farklı olmasını sağlamak. Ayırt edici özellik olmak. Canlandırmak. Simgesi olmak.
Depicts : Göstermek. Çizmek. Dile getirmek. Betimleme yapmak. Tasvir etmek. Resmetmek. Resmini çizmek. Tarif etmek. Anlatmak.
Constate synonyms : changeless, characterises, delineates, describing, describes, parameter, depicture, delineating, characterizes, depict, parametric quantity, unvarying, delineate.
Constate zıt anlamlı kelimeler, Constate kelime anlamı
Variable : Dönek. Değişen şey. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sebatsız. Değişken şey. Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer. her birey için sabit, belli bir değer. Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad. Değişken.
Inconstant : Sebatsız. Dönek. Hercai. Sadakatsiz. Devamsız. Maymun iştahlı. Değişken. Sabit olmayan. Gelgeç. Kararsız.
Inconstancy : Döneklik. Değişkenlik. Sadakatsizlik. Sabit olmama. Kararsızlık.
Constate antonyms : unstable, unfaithful, changeable.
Constate ingilizce tanımı, definition of Constate
Constate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prove. To verify. To ascertain. To establish.

Bu kısımda Constate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Constate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Constate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Constate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.