Construer türkçesi Construer nedir

  • Gramer ve sözdizimini kontrole den kimse.
  • Cümle analizi yapan kimse.

Construer ingilizcede ne demek, Construer nerede nasıl kullanılır?

Construers : Cümle analizi yapan kimse. Gramer ve sözdizimini kontrole den kimse.

Construe with : Yorumlamak.

Construe : Anlamak. Tefsir etmek. Tahlil etmek (cümleyi). Çözümlemek. Mana çıkarmak. Tümcenin öğelerini incelemek. Yorumlamak. Çeviri yapmak. Tercüme etmek. Açıklamak.

Construed : Tefsir etmek. Anlamak. Çözümlemek. Mana çıkarmak. Tümcenin öğelerini incelemek. Çeviri yapmak. Açıklamak. Tercüme etmek. Yorumlamak. Tahlil etmek (cümleyi).

Construes : Tahlil etmek (cümleyi). İncelemek. Tümcenin öğelerini incelemek. Açıklamak. Anlamak. Tefsir etmek. Çözümlemek. Yorumlamak. Çeviri yapmak. Tercüme etmek.

Misconstrues : Tersinden anlamak. Yanlış anlamak. Yanlış yorumlamak.

Construct validity : Kurgusal geçerlilik. Test sonuçlarının, ölçülmek istenilen özelliklere ilişkin belirtilere uygunluk derecesi. Yapı geçerliği. Yapı geçerliliği. Yapısal geçerlilik. Kurgusal geçerlik.

Construct : Kurmak. İmar etmek. Tertip etmek. Yapmak. İmal etmek. Düzenlemek. Çizmek. Resmetmek. İnşa etmek. Dikmek.

Constructed variables : Oluşturulmuş değişkenler.

Constructed : Dikmek. Çizmek. Düzenlemek. Kurmak. İnşa etmek. Yapılı.

 

İngilizce Construer Türkçe anlamı, Construer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Construer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Create : Meydana getirmek. Peyda etmek. Yaratmak. Yetki vermek. Neden olmak. Atamak. Meydana koymak. Düşmek. -e yol açmak. Yapmak.

Channelize : Kanalize etmek. Kanala dökmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek. Kanal açmak.

Draw out : Taslağını çizmek. Açmak. Yerleştirmek. Uzamak. Söyletmek. İstasyondan çıkmak. Yaymak. Hesabından para çekmek. Konuşturmak. Ana hatlarıyla çıkarmak.

Lock : Sıkıca ve kuvvetlice kapamak. Yapağı buklesi. Kilit. Hareketli arna seddi. Kilitlemek. Bloke etmek. Kilit vurmak. Kanal havuzuna sokmak. Bağlamak. Hapsetmek.

Evoke : Aklına getirmek. Yol açmak. Uyandırmak. Ruh çağırmak. Hissettirmek. Çağrışım yapmak. Andırmak. Anımsatmak. Neden olmak.

Make : Yaratmak. Çeşit. Erişmek. Yapı. Olmak. Hesap etmek. Hazırlamak. Düdüklemek. -e neden olmak. Kapatmak (devreyi).

Put up : Vermek. Bahis oynamak. Arzetmek. Bildirmek. Artırmak (fiyat). Reçelini yapmak. Konaklamak. Adaylığını koymak. Bir yana bırakmak. Konservesini yapmak.

See : Yerinde görüm. Anlamak. Geçirmek. Piskoposluk. Kavramak. Farkına varmak. Bakmak. Farketmek. Uğurlamak. Papalık.

Reconstruct : İmar etmek. Çözmek. Kalkındırmak. Yeni baştan yapmak. Kalıntılarından eski durumunu anlamaya çalışmak. Yeniden inşa etmek. Bozup yapmak. Yeniden kurmak. (iyi bilinmeyen bir şeyin) tam bir tanımlamasını yapmak. Bulgulardan sonuç çıkarmak.

Take : Çevirmek. Hasat. Tutuş. Pay. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. (fotoğraf) çekmek. Etkili olmak. Kavramak. Kabul etme (vücut). Reaksiyon.

 

Construer synonyms : mythicise, mythicize, spiritualise, literalise, groin, misconceive, misapprehend, regard, understand, customize, read, educe, allegorize, interpret, set up, frame, dry wall, cantilever, erect, corduroy, build, revet, channelise, wattle, customise, extract, frame up, reckon, spiritualize, misunderstand, scan, rebuild, consider.

Construer zıt anlamlı kelimeler, Construer kelime anlamı

Level : Eşit düzeye getirmek. Düzeçlemek. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Düz. Düzey. Aynı seviyede. Ölçülü. Namuslu. Dürüst. Yıkmak.

Spiritualize : Tinselleştirmek. Manevi değer kazandırmak. Manevi anlam vermek.

Literalize : Gerçekçi yapmak (ayrıca literalise). Kelimesi kelimesine yorumlamak. Harfi harfine açıklamak. Aslına uygun bir şekilde yorumlamak. Edebileştirmek.