Contagious magic türkçesi Contagious magic nedir

  • Bulaşkan büyü.
  • Bir bütünün parçalarıyla bir arada bulunduktan sonra, birbirlerinden ayrılan canlı ya da cansız nesnelerin birbirleriyle sürekli ilişki ve etkileşim altında bulunduklarını öngören büyü türü. krş. benzerduyusal büyü, öykünümsel büyü.

Contagious magic ingilizcede ne demek, Contagious magic nerede nasıl kullanılır?

Contagious : Yayılan. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. (hastalık) temasla geçen. Bulaşıcı. Mikroplu. Bulaşıcı hastalığı bulunan. Hastalık bulaştıran (insan). Temasla geçen. Geçici.

Magic : Çekicilik. İstidraç. Büyülü. Sihirli. Sihirbazlık. Sihir. Büyü. Sihirbazlık numarası. İnsan ile çevresi arasında doğaüstü nitelikte bir ilişki bulunduğu inancına dayalı ilkel din biçimlerinden biri. belli sonuçları sağlamak ereğiyle doğaüstü sayılan güçleri ya da varlıkları etkilemek üzere yapılan bir dizi törensei uygulama.

Contagious agalactia : Bulaşıcı agalaksi veya süt kesen hastalığı. Süt sekresyonunun az olması veya hiç olmaması, agalaksi. koyun ve keçilerde süt salgısının durması, konjuktivitis, keratitis, eklem yangısı, topallık ve gebe koyunlarda yavru atma gibi belirtilerle seyreden, mycoplasma agalactiae’nın neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık, bulaşıcı agalaksi, kontagiyöz agalaksi, epizootik artritis, hlk. yel, sola, bozca, süt gitginliği. Bulaşıcı agalaksi. Süt kesen hastalığı.

 

Contagious caprine pleuropneumonia : Bulaşıcı keçi plöropnömonisi. Plöropnömoni kontagiyoza kapri. Keçilerde üç farklı mycoplasma türü tarafından oluşturulabilen, şiddetli fibrinli veya fibrinonekrotik pnömoni ile birlikte seröz-fibrinli plöritis ve fibrinli perikardilisle belirgin bulaşıcı enfeksiyöz hastalık, bulaşıcı keçi ciğer ağrısı, bulaşıcı keçi plöropnömonisi hlk. karasalgın, karasalkım, keçibaş, keçikıran. seyrek olarak öldürücü septisemi veya selülitise neden olur. Bulaşıcı keçi ciğer ağrısı. Keçi ciğer ağrısı.

Contagious catarh : Kanatlı nezlesi. Bulaşıcı burun akıntısı.

Contagious diseae : Kontagiyöz hastalık. Bulaşıcı hastalık. temas yoluyla bulaşabilen hastalık.