Bulaşkan büyü nedir, Bulaşkan büyü ne demek

Bulaşkan büyü; Halk Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bir bütünün parçalarıyla bir arada bulunduktan sonra, birbirlerinden ayrılan canlı ya da cansız nesnelerin birbirleriyle sürekli ilişki ve etkileşim altında bulunduklarını öngören büyü türü. karşılığı benzerduyusal büyü, öykünümsel büyü.

Bulaşkan büyü anlamı, tanımı

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı

Bulaşkan : Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Öykünümsel büyü : Oluşması istenen bir olayın, ancak onun küçük bir ölçüde öykünümünü yapmakla gerçekleşebileceğine ilişkin halk öğretisinin bilimsel adı. bk. benzerduyusal büyü. karşılığı bulaşkan büyü.

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Etkileşim : Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi.

Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

Öngören : İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Öykünüm : Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. Bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Tasarlama örgütlerinde kentin gelişmesini belirleyen etkenleri, belli varsayımlar altında, yapay olarak çevrime sokarak, kentlerin geleceğine ilişkin kestirimler yapmak ve varılan sonuçları gerçek kentsel yaşama uygulamaya çalışmak. 2--Bu yöntemi kullanarak yapılan kentbilim öğretimi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Cansız : Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Öngör : “İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davran” anlamında kullanılan bir isim”.

Diğer dillerde Bulaşkan büyü anlamı nedir?

İngilizce'de Bulaşkan büyü ne demek ? : contagious magic