Contentious türkçesi Contentious nedir

Contentious ile ilgili cümleler

English: Discussions about religion are very often contentious.
Turkish: Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.

English: You're being contentious.
Turkish: Sen çekişmeli davranıyorsun.

English: The issue turned out to be very contentious.
Turkish: Konu çok tartışmalı bir hâl aldı.

Contentious ingilizcede ne demek, Contentious nerede nasıl kullanılır?

Contentiously : Rekabetçi bir şekilde. Tartışmalı olarak. Kavgacı bir şekilde. Tartışmalı bir şekilde. Mücadeleci bir biçimde. Bulaşkan bir şekilde. Münakaşacı bir biçimde. Agresif bir şekilde.

Contentiousness : Kavgacılık.

Uncontentious : Tartışmalı olmayan. Çekişmesiz. Kavgacı olmayan. Zıtlaşmayan.

Contention : Tartışma. Yarışma. Münakaşa. Rekabet. İddia. Çekişme. Uyuşamama. Kavga. Tartışma konusu. Sav.

Contention based access : Çekişmeli erişim.

Contenting : Esas. Hoşnut etmek. Öz. İçerik. Memnun kılmak. Tatmin etmek. Memnun etmek. Lehte oy kullananlar. Mutlu etmek. Olumlu oy miktarı.

Port contention : İskele çekişmesi. Bağlantı noktası çekişmesi.

Content address storage : İçerik adresli bellek.

 

Content addressable memory : İçeriği adreslenebilir bellek. İlişkisel bellek.

Bone of contention : Anlaşmazlık sebebi. Tartışmalı nokta. İhtilaflı konu. İhtilaf konusu. Çıban başı. Tartışma nedeni.

İngilizce Contentious Türkçe anlamı, Contentious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contentious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debated : Düşünüp taşınmak. Çekişmek. Danışmak. Tartışmak. Dikkate almak.

Challenging : Kamçılayıcı. Boyun eğmez. Zorlu. İddialı (sporda). Meydan okuyan. Merak uyandıran. Dürtücü. İlgi çekici. İddialı.

Dingdongs : Ding dong. Çan sesi. Çetin. Zil sesi.

Arguer : Tartışan kimse. Çekişen kimse.

Contradictive : Ters düşme eğilimi olan. Anlaşmazlığa neden olan. Muhalif. İhtilaflı. Çelişkili.

Contaminant : Kirletici. Bulaştırın parçacık. Kaza sonucu ya da doğal olarak ürünlere bulaşan, çevreye kaçan ve bunların niteliğini bozan özdek. Kirletici madde. Bulaştırıcı parçacık. Kontaminant. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kirliliğe sebep olan madde. Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar.

Disputers : İhtilafçı. Tartışma yürüten. Kavga yürüten.

Bellicose : Aksi. Savaşkan. Savaşçı. Huysuz. Dövüşken.

Disputant : İhtilaf yaratan. Uyuşmazlık çıkaran. Münakaşacı kimse.

Contentious synonyms : disputatious, debater, stormiest, belligerent, brawlier, combatant, debaters, contentional, at odds, eristics, arguers, discursory, eristic, bullyboy, adhesive, clouded, stormy, agonistic, wrangler, explosive, wranglers, atrabilious, brawliest, crusaders, debatable, controversial, agonistical, debateable, disputants, bear like, contestable, moot, angry with.

 

Contentious zıt anlamlı kelimeler, Contentious kelime anlamı

Uncontroversial : Tartışmasız. Tartışma götürmez.

Contentious antonyms : unargumentative.

Contentious ingilizce tanımı, definition of Contentious

Contentious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Given to angry debate. Fond of contention. Provoking dispute or contention. Quarrelsome.