Debated türkçesi Debated nedir

Debated ile ilgili cümleler

English: Delegates debated the compromise for many days.
Turkish: Delegeler günlerce uzlaşmayı tartıştılar.

English: The number of living languages is frequently debated and estimates have varied from five thousand to eight thousand.
Turkish: Yaşayan dil sayısı sıkça tartışma konusu olur ve tahmini sayı beş bin ile sekiz bin arasında değişegelmiştir.

English: The French Revolution is one of the most debated historical events.
Turkish: Fransız Devrimi en tartışmalı tarihi olaylardan biridir.

English: He debated on the problem with his parents.
Turkish: Sorunu ebeveynleriyle tartıştı.

English: I debated whether to ask her about it or not.
Turkish: O konuda ona sorup sormamayı çok düşündüm.

Debated ingilizcede ne demek, Debated nerede nasıl kullanılır?

Debate on request : Gündem dışı görüşme.

Debate with oneself : Tartmak. Düşünüp taşınmak.

Acrimonious debate : Sert çekişme. Şiddetli tartışma.

Be under debate : Üzerinde görüşülmek. Ele alınmak.

Debate : Danışmak. Tartışma. Açık oturum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tartışmak. Görüşme. Düşünüp taşınmak. Münakaşa etmek. Çekişme. Dikkate almak.

 

Debating method : Savlı tartışma yöntemi. Ders konularının tartışma yoluyla işlenmesine ve öğrencilerin ileri sürülen savlar üzerinde düşüncelerini düzenli bir biçimde açıklamalarına olanak sağlayan öğretim yöntemi.

Debates : Düşünüp taşınmak. Çekişmek. Danışmak. Dikkate almak. Tartışmak.

Debatably : Şüpheli bir şekilde. Kuşku uyandıran bir şekilde. İtiraz edilebilir bir biçimde. Tartışılabilir bir şekilde. Şüpheyle.

Debatable time : Tartışılabilir zaman.

Debaters : Tartışmacı. Konuşmacı.

İngilizce Debated Türkçe anlamı, Debated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bat around : Dolaşmak. Sağa sola koşturmak. Gezinmek. Oradan oraya koşturmak. Oradan oraya gitmek. Koşuşturmak.

Argument : Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Düşünme. Üzerinde konuşma. Münakaşa. İddia. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Tartışma. Konu. Savunma. İşlenen konu.

Chew : Çiğneme. Kurmak. Ağız ile çiğnemek. Çiğnenen tütün. Kafa yormak. Düşünmek. Lokma. Tütün çiğnemek. Çiğnemek.

Connected : Bağlantılı. Alakadar. Bağlanmış. İlgili. İlişkili. Yakın. Aktarmalı. İlintili. Birleşik.

Correlative : Bağıntılı şey. Bağıntılayıcı. Mütekabil. Bağlılaşık. Benzer. Korelatif. Bağlantılı. Bağıntılı. Bağlılaşık sözcük. Karşılıklı.

Affiliated : Bağlı olunan. Bağlı.

Confer with : -den öğüt istemek. Müzakere etmek. -ile görüşmek. -ile danışmak. Görüşmek.

 

Arguing : İddia etmek. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Tartışma. Belli etmek. Görüşmek. Savunmak. İspatı olmak. İtiraz etmek. Karşı gelmek.

Calculates : Ölçüp biçmek. Bel bağlamak. Tasarlamak. Hesaplamak. Planlamak. Hesaplama yapmak. Endazeye vurmak. Güvenmek. Hesap yapmak. Saymak.

In dispute : Dava konusu olan. İhtilaf halinde. İhtilaflı. Davalı. Çekişmeli.

Debated synonyms : bound up, coreferent, related to, age related, considers, argufying, cogitated, conferred, deliberate, debating, correlate, consider, correlated, advise with, debates, bandying, eristic, moot, moots, contentional, argues, cogitate over, cogitating, chaffering, brawl, argumentation, altercate, calculate, deem, made allowances for, confer, word, deliberated.

Debated zıt anlamlı kelimeler, Debated kelime anlamı

Unrelated : İlişkilendirilmemiş. İlişkisiz. Na-mahrem. Namahrem. İlgisiz. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Alakasız. Bağlantısız. Akraba olmayan. Akraba dışı.

Untreated : Bakımı yapılmamış. Ham. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmeyen. İşlenmemiş. Arıtılmamış. Müdahale edilmemiş. Tedavi edilmemiş.