Convenient türkçesi Convenient nedir

Convenient ile ilgili cümleler

English: Come whenever it is convenient to you.
Turkish: Sizin için her ne zaman uygun olursa gelin.

English: I would like to stress that it is more convenient to control tariffs as a bloc rather than country by country.
Turkish: Tarifeleri blok olarak kontrol etmenin ülke ülke kontrol etmekten daha uygun olduğunu vurgulamak istiyorum.

English: His office is convenient to the station.
Turkish: Ofisi gara çok yakındır.

English: He stressed the convenient aspects of city life.
Turkish: Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.

English: Come and see me when it is convenient for you.
Turkish: Senin için uygun olduğunda gel ve beni gör.

Convenient ingilizcede ne demek, Convenient nerede nasıl kullanılır?

Convenient stock : Elverişli stok. Sabit stok. Ticari olarak satış sınırları içinde veya kanunların izin verdiği asgari ölçülerden büyük olan balıkların, stoktaki sayıları ve ağırlığı, sabit stok.

Convenient time : Rahat olan bir zaman. Uygun bir zaman. Bir kişinin programına uygun olan zaman.

Be convenient : Elvermek. Elverişli olmak. Yakışık almak. Müsait olmak.

Make it convenient : Kolaylık sağlamak. Kolayını bulmak.

 

Conveniently : Kolayca. Rahatlıkla. Rahatça. Uygun olarak.

Inconveniently : Rahat olmayan bir şekilde. Elverişsiz bir şekilde. Sorunlu bir şekilde. Rahatsız bir şekilde. Konforlu bir şekilde. Uygunsuz bir biçimde. Zahmetli bir biçimde. Rahatsız edici bir halde.

Convenience : Lavabo. Rahatlık. Rahat. Elverişlilik. Uygun koşul. Çıkar. Kazanç. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Yarar. Uygunluk.

Convenience food : Hazır yemek. Tüketime hazır gıda.

At your convenience : Uygun zamanınızda. Size uygun gelen bir zamanda. Müsait olduğunda. Mümkün olduğu kadar yakın bir zamanda. Size uygun bir zamanda. Sizin için ne zaman uygunsa. Sizce ne zaman uygunsa. Müsait olduğunuzda. Ne zaman imkanınız varsa.

At an inconvenient time : Gereksiz işlem. Gereksiz bir zamanda yapılan işlem.

İngilizce Convenient Türkçe anlamı, Convenient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convenient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roomy : Geniş. Oda arkadaşı. Ferah.

Comfier : Konforlu.

Readiest : Gönüllü. Becerikli. Peşin para. Her günkü. El altındaki. Amade. Razı. İstekli. El altında.

General purpose : Her amaca uygun. Her işe elverişli. Genel amaçlı. Genel maksatlı. Genel amaç. Genel maksat.

Answerable : Yerinde. Mesul. Sorumlu. Cevaplanabilir. Yükümlü. Cevap verilebilir.

Commodious : Geniş. Ferah. Ehven.

Accommodating : Yumuşak başlı. Mezhebi geniş. Değişmeye hazır. İyiliksever. Uysal. Yerleştirme. Yardımsever. Uyumlu. Yerleştirerek.

Acceptable : Elle tutulur. Kabul edilebilir. Kabul olunabilir. Makul. Kabule elverişli. Makbul. Kabul edilir. Geçerli. Geçer.

 

Conformable : Muvafık. Benzer. Mutabık. Konkordanslı. İtaatkar. Yerinde. Uyumlu.

Congruous : Uyumlu. Ahenkli. Yerinde. Yakışır.

Convenient synonyms : analogous, applied, agreeable to, close range, rough and ready, accessible, at hand, admissible, congruent, comfortable, bon, close to, useful, connate, applicable, above water, closer, apt, comfort, exercitation, opportune, apropos, active, spacious, favorable, friendlies, businesslike, complacent, advisable, cadillacing, decorous, banausic, adjacent.

Convenient zıt anlamlı kelimeler, Convenient kelime anlamı

Inconvenient : Uygunsuz. Zahmetli. Sakıncalı. Vakitsiz. Sıkıntı veren. Külfetli. Elverişsiz. Sıkıcı. Rahatsız edici. Münasebetsiz.

Inaccessible : Yaklaşılamaz. Ulaşılmaz. Ulaşılamaz. Erişilemez. Erişilmez. Yanına varılmaz.

Inexpedient : Akılsızca. Münasebetsiz. Yararsız. Elverişsiz. Amaca uygun düşmeyen. Uymaz. Uygunsuz. Akılsız. Yersiz. Amaca uymayan.

Convenient antonyms : inconvenience, incommodious.

Convenient ingilizce tanımı, definition of Convenient

Convenient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Suitable. Becoming. Fit or adapted. Proper. Appropriate.