Convexes türkçesi Convexes nedir

Convexes ingilizcede ne demek, Convexes nerede nasıl kullanılır?

Convex bank : Dışbükey kıyı. Bir büklümde içbükey kıyının karşısında kalan ve tortulaşma yeri olan kıyı. bk. çarpak kıyı. Yığınak kıyı.

Convex curve : Dışbükey eğri.

Convex energy function : Dışbükey enerji işlevi.

Convex hull : Dışbükey örtü. Dışbükey zarf.

Convex lens : Yuvarlatılmış mercek. Yakınsak mercek. Dışbükey mercek. İnce kenarlı mercek. Geçirdiği ışık ışınlarını ana eksene doğru toplayan, ortası çevresinden daha kalın mercek, anlamdaş yakınsak mercek. Tümsek mercek. Işık ışınlarını birleştiren mercek.

Convex upward : Yukarıya dışbükey.

Convex transducer : Ultrason probu. Konveks prop.

Convex reflector : Dışbükey yansıtıcı.

Concavo convex : İçbükey-dışbükey. Bir tarafı içbükey bir tarafı dışbükey. Bir tarafı konkav diğeri ise konveks olan. Bir tarafı içbükey diğer tarafı dışbükey.

Double convex : Çifte dışbükey.

İngilizce Convexes Türkçe anlamı, Convexes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convexes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Convergent : Bir noktada birleşen. Konverjan. Birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan. Çakışan. Bir çekitte birleşen. Yöndeşik.

Hillocks : Küçük tepe. Tepecik.

Rudest : Bet (ses). Nobran. Cahil. Saygısız. Kabaca yapılmış. Kaba saba. Sert. Haşin. Beceriksiz.

Ruder : İlkel. İşlenmemiş. Saygısız. Haşin. Nezaketsiz. Sert. Hantal. Ham. Gürbüz. Kulağı tırmalayan.

Barrow : Hadım edilmiş domuz. Tepecik. El arabası. Piramit araba. Çek çek. Bir ya da iki tekerlekli el arabası. Çekçek. İşportacı arabası. Höyük.

Eminences : Yüksek makam. Yüksek mevki. Tepe. Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Saygınlık. Şöhret. Onur unvanı. (anatomi terimi) vücut çıkıntısı. Yüksek yer. Yükseklik.

Bloated : Şişmiş (karın). Böbürlenen. Şişkin. Şişmiş. Davul gibi şişmiş. Olması gerekenden büyük. Şişirilmiş. Normalden fazla. Övünen.

Hillock : Küçük tepe. Tepecik.

Bouffant : Kabarık saç tarzı.

Meet : Tanışmak. Görüşmek. Buluşmak. Rastlamak. Doyurmak. Karşılamak. Münasip. Karşılaşmak. Yerine getirmek. Tatmin etmek.

Convexes synonyms : umbel like, helmet shaped, broken backed, gibbose, hogged, tuberous, gibbosity, bulge, hummocking, convex, bunchiest, gibbous, hump, umbellate, bulges, sit, gather, bump, bumpiest, bouffants, blubbery, bulgy, bunchier, convexo concave, bell shaped, bumpy, converging, forgather, foregather, humped, hummocky, baggings, reconvene.

Convexes zıt anlamlı kelimeler, Convexes kelime anlamı

Intrusive : Zorla içeri giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Sırnaşık. Davetsiz. Zorla giren. Araya giren. Mütecaviz. İzinsiz giren. Elverişsiz. Kullanışsız.

Concave : Konkav. Iraksak. Oyuk. Konkav. İçbükey yüzey. Obruk. İçe bombeli. Çukur. İçbükey.

Convexes antonyms : concavely.