Convolutus türkçesi Convolutus nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Konvolutus.
  • Bir arada kıvrılmış, bir arada yuvarlanmış.

Convolutus ingilizcede ne demek, Convolutus nerede nasıl kullanılır?

Tubulus seminifer convolutus : Tubulus seminifer konvolutus. Kıvrıntılı tohum borucukları.

Convolute : Sarmal. Karışık. Sarılmış. Bobin. Sarmak. Durulmuş. Bükülmüş. Kıvrılmış. Dürülmüş. Helisel.

Convoluted : Dolambaçlı. Çapraşık. Büklümlü. Bükümlü. Karışık. Sarılı. Sarmal. Karmakarışık. Kıvrık. Anlaşılması güç.

Convolutely : Sarmal olarak. Çapraşık ve karmakarışık bir şekilde. Kıvrılmış bir şekilde. Kıvrılmış bir biçimde.

Convoluting : Bükülmüş. Kıvrılmış. Bobin. Sarmal. Karışık. Sarılmış. Helisel. Sarmak. Dürülmüş. Durulmuş.

Deconvolution : Ters evrişim. Silme.

Convolution : Kat. Kıvrım. Dürülme. Beyin ya da bağırsakta olduğu gibi kıvrımlar, bükülmeler oluşması. Tomarlama. Evrişim. Dürülüş. Sarılma. Konvolusyon. Büklüm.

Convolutions : Konvolüsyonlar. Dürülme. Sarılma. Kıvrım.

Tubuli seminiferi convoluti : Tubuli seminiferi kontorti. Kıvrıntılı tohum borucukları.

Proximal convoluted tubule : Proksimal dalgalı kanal. Glomerüllere yakın olan kıvrıntılı lümenli tübüller. buranın kübik epitelinin fırçamsı kenarı vardır ve sodyum, potasyumla su geri emilimini gerçekleştirir. Böbrekte nefronun baş kısmını oluşturan, fırça kenar mikrovillüsleri bulunan tek tabakalı kübik epitelle astarlanmış dalgalı kanal. Proksimal kıvrımlı tübül. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Convolutus Türkçe anlamı, Convolutus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convolutus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denote : Belirtmek. Anlamına gelmek. İfade etmek. İşareti olmak. Adı olmak. Göstermek (belirtmek vb). Delalet etmek. İşaret etmek. Simgelemek. Göstermek.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Convolve : Dolamak. Bobin haline gelmek. Evriştirmek. Birbirine sarmak. Yuvarlamak. Birlikte kıvırmak.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Refer : Göndermek. İşaret etmek. Başvurmak. İlgili olmak. Bahsetmek. Sevk etmek. Kastetmek. Ait olmak. Sevketmek.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Turn : Dönemeç. Dönmek. Ulaşmak. Varmak. Ters dönmek. Eğilim. Geçmek. Sıra. Atlatmak. Devir.

Convolutus synonyms : twist around, a crochordon, abdominal ovariectomy, twist, bend, a c deformity, deform, a amplitude mod, abdominal distention, sophisticate, pervert, a band, abdomen, flex, a dna, abaxial, a c syndrom.

Convolutus zıt anlamlı kelimeler, Convolutus kelime anlamı

Unbend : Dinlenmek. Fora etmek. Gevşemek. Düzeltmek. Doğrultmak. Gevşetmek. Rahatlamak. Açılmak. Rahatlatmak. Yumuşatmak.

Uncoiled : Açmak. Çözülmek. Çözmek (kangal). Açılmamış (kangal).