Convolve türkçesi Convolve nedir

  • Dolamak.
  • Birlikte kıvırmak.
  • Yuvarlamak.
  • Birbirine sarmak.
  • Bobin haline gelmek.
  • Evriştirmek.

Convolve ingilizcede ne demek, Convolve nerede nasıl kullanılır?

Convolved : Dolamak. Birlikte kıvırmak. Evriştirmek. Yuvarlamak. Birbirine sarmak. Bobin haline gelmek.

Convolvulus : Gündüz sefası. Mahmude otu. Konvolvulüs. Çitsarmaşığı. Çit sarmaşığı. Kahkaha çiçeği.

Convolvuluses : Çit sarmaşığı. Gündüz sefası. Mahmude otu. Konvolvulüs. Çitsarmaşığı.

Convolute : Dürülmüş. Sarılmış. Karışık. Durulmuş. Bükülmüş. Kıvrılmış. Bobin. Sarmal. Helisel. Sarmak.

Convoluted : Kıvrık. Karışık. Bükümlü. Dolambaçlı. Sarılı. Anlaşılması güç. Karmakarışık. Sarmal. Büklümlü. Çapraşık.

Convolutely : Kıvrılmış bir şekilde. Kıvrılmış bir biçimde. Çapraşık ve karmakarışık bir şekilde. Sarmal olarak.

Convolutus : Konvolutus. Bir arada kıvrılmış, bir arada yuvarlanmış.

Convolution integral : Evrişim tümlevi.

Distal convoluted tubule : Böbrekte nefronun son kısmını oluşturan, henle ilmeği ile toplayıcı kanallar arasında kalan dalgalı kanal. Distal dalgalı kanal.

Convolutions : Kıvrım. Dürülme. Sarılma. Konvolüsyonlar.

İngilizce Convolve Türkçe anlamı, Convolve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convolve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Trindle : İtmek. Tekerlek. Sürüklemek.

Trundle : Gitmek (tekerlekli taşıt). İterek sürmek (tekerlekli şey). İtmek (tekerlekli taşıtı). Güçlükle sürmek. Yuvarlama. Güçlükle ilerlemek. Ufak tekerlek. Yuvarlanmak. Gelmek (tekerlekli taşıt).

Intertwine : Birbirine geçmek. Birbirine dolaşmak. Birbirini örmek. Birbirine sarılmak. Birbirine geçirmek. İç içe geçmek. Bir halatın uçları gibi birbirine sarmak. Örülmek. Sarılmak.

Encircles : Çevrelemek. Kucaklamak. Sarmak. Etrafını sarmak. Çevresini sarmak. Etrafını kuşatmak. Devretmek. Kuşatmak. Çemberlemek.

Cincturing : Kemer. Pervaz. Kuşatmak. Sarmak. Çevrelemek. Kuşak.

Elide : Çıkarmak. Yutmak. Atlamak. Kaldırmak.

Bowled : Kase. Kriket top atmak. Tıkırında olmak. Çevirmek (çember). Bowling oynamak. Yuvarlanmak. Tas. Yolunda gitmek. Çanak.

Cinctured : Çevrelemek. Kemer. Kuşatmak. Kuşak. Pervaz. Sarmak.

Belt down : İçki yuvarlamak. Kadeh yuvarlamak. İçki içmek. İçmek.

Enlace : Sıkıca sarmak. Birbirine geçirmek. Sarmak. Dolaştırmak.

Convolve synonyms : coil, flex, eliding, deform, encircle, enlacing, round off, roll, coil up, half adjust, bend, toss off, convolute, elides, elided, drink down, bandage, cincture, cinctures, turn, intertwines, coiled, convolved, enwrap, bowl, twist, coils.

Convolve zıt anlamlı kelimeler, Convolve kelime anlamı

Unbend : Ciddiyeti bırakmak. Gevşemek. Düzeltmek. Gevşetmek. Rahatlamak. Rahatlatmak. Açılmak. Yumuşatmak. Yumuşamak. Dinlenmek.

Convolve ingilizce tanımı, definition of Convolve

Convolve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To roll or twist one part on another. To roll or wind together.