Distal convoluted tubule türkçesi Distal convoluted tubule nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Distal dalgalı kanal.
  • Böbrekte nefronun son kısmını oluşturan, henle ilmeği ile toplayıcı kanallar arasında kalan dalgalı kanal.

Distal convoluted tubule ingilizcede ne demek, Distal convoluted tubule nerede nasıl kullanılır?

Distal : Ötesel. Organizmada ya da bir yapının bağlanma yerinden uzakta olan herhangi bir bölgesi. Uçta. Merkezdenuzak. Distal. Merkezden uzak. Bir noktadan uzaklaşan. Eklemden uzak. Bir organın merkezden uzakta olan kısmı.

Convoluted : Sarılı. Kıvrık. Büklümlü. Çapraşık. Dolambaçlı. Karmakarışık. Karışık. Anlaşılması güç. Sarmal. Bükümlü.

Tubule : Tubül. Hücre veya doku içerisindeki tüpsü yapılar. Borucuk (organ). Borucuk. İnce boru. Tübül. Küçük tüp.

Proximal convoluted tubule : Glomerüllere yakın olan kıvrıntılı lümenli tübüller. buranın kübik epitelinin fırçamsı kenarı vardır ve sodyum, potasyumla su geri emilimini gerçekleştirir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proksimal kıvrımlı tübül. Proksimal dalgalı kanal. Böbrekte nefronun baş kısmını oluşturan, fırça kenar mikrovillüsleri bulunan tek tabakalı kübik epitelle astarlanmış dalgalı kanal.

İngilizce Distal convoluted tubule Türkçe anlamı, Distal convoluted tubule eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Distal convoluted tubule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Mimoza. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Distal convoluted tubule synonyms : abiotic environment, aardvarks, abductor muscle, abacus bodies, aardvark, abiotic factor.