Cooperative evaluation türkçesi Cooperative evaluation nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bir ya da birçok öğrencinin durumunun öğretmen ile birlikte öteki öğrenciler ya da ilgililerce birlikte değerlendirilmesi.
  • Birlikte değerlendirme.

Cooperative evaluation ingilizcede ne demek, Cooperative evaluation nerede nasıl kullanılır?

Cooperative : Yardımsever. Elbirliğiyle yapılan. İşbirliği. İşbirliği yapan. Yardımcı. Yardıma hazır. Ortak. Kooperatif. İşbirliği yapmak isteyen.

Evaluation : Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Oranlama. Değer tahmini. Ölçüm. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme. Değer biçme. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Kıymetlendirme. Kıymet takdiri. Nüfus kestirmesi.

Cooperative advertising : Ortak çıkarlar için aynı konuda çalışanlarca yapılan ve giderleri eşit olarak ödenen reklam. Kooperatif reklam. Ortak reklam. Müşterek reklam.

 

Cooperative and aid fund : Yardım ve işbirliği fonu. Orta afrika cumhuriyetine iktisadi yardım için iktisadi ve sosyal kalkınma yatırım fonunun yerine 1959 yılında kurulan ve kaynağı fransız hükümeti tarafından sağlanan yardım örgütü.

Cooperative bank : Kooperatif bankası. Kooperatif banka.

Cooperative buying : Kooperatif satınalım. Ortak alım. Ortaklaşa yapılan satın alma.

İngilizce Cooperative evaluation Türkçe anlamı, Cooperative evaluation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cooperative evaluation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Academic year : Öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

 

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Achromatopsia : Akromatopsi. Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Cooperative evaluation synonyms : abulia, a priori knowledge, accustoming, academy, abstract reasoning, abstract intelligence.