Coper türkçesi Coper nedir

Coper ile ilgili cümleler

English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.

English: In Copernicus' time most astronomers believed the theory the Greek astronomer Ptolomy had developed more than 1,000 years earlier. Ptolomy said the Earth was the center of the universe and was motionless. He believed all other heavenly bodies moved in complicated patterns around the Earth.
Turkish: Kopernik zamanında bir çok gök bilimci,1000 yıldan daha fazla süre önce Yunanlı gök bilimci Batlamyus tarafından geliştirilen teoriye inanıyordu. Batlamyus'a göre Dünya evrenin merkeziydi ve hareketsizdi. Batlamyus, diğer bütün gök cisimlerinin Dünya etrafında karmaşık bir düzende hareket ettiğine inanıyordu.

 

English: Copernicus taught that the earth moves around the sun.
Turkish: Kopernik sayesinde Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü biliyoruz.

Coper ingilizcede ne demek, Coper nerede nasıl kullanılır?

Copernic : Kopernik.

Copernican : Kopernik ile ilgili. Kopernik. Kopernik astronomi sistemi.

Copernicus : Kopernik. Nikolaus copernicus (1473-1543). Polonyalı bir gökbilimci. Bir soyadı. Kopernik sistemi'nin (gezegenlerin güneş etrafında döndüğü teorisi) geliştiricisi. Fark edilebilir lunar krater.

Copers : Cambaz. At satıcısı.

Horoscoper : Yıldız falcısı.

Copeck : Kapik. Rus para birimi. Rublenin yüzde biri.

Lycoperdon : Likoperdon.

Cope with : Üstesinden gelmek. Baş etmek. İle ilgilenmek. Yerine yetirmek. İle başa çıkmak. Boy ölçüşmek. Uğraşmak. Baş edebilmek. Bir şeyle uğraşmak. Başa çıkmak.

Cope : Cüppe. Papaz cüppesi. Üstünü kapamak. Başa çıkmak. Örtmek. Çare bulmak. Uğraşmak. Üstesinden gelmek. Kaplamak. Başarmak.

Coped : Üstesinden gelmek. Papaz cüppesi. Üstünü kapamak. Çare bulmak. Başarmak. Örtmek. Cüppe. Kaplamak. Uğraşmak. Başa çıkmak.

İngilizce Coper Türkçe anlamı, Coper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spread : Sıçramak. Ara. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Sermek. Yayılım. Kar oranı. Şişmanlık. Bölmek. Sirayet etmek (hastalık). Örtü.

Cross : Karşıt. Dargın. Kesişmek. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Çaprazlama. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Geçişmek. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Kesişen. Düzenbaz.

 

Stud : Aygır. Direk. Krampon. Dikme. Damızlık. Tavan yüksekliği. Çivi. Damızlıklar. Saplama. Damızlık at.

Ridge : İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Kabartma çizgi. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Kaburga. Kabartı. Dağ sırası. Çatı sırtı. Yükselti. Tepe. Çıkıntı.

Extend : Vermek. Tevsi etmek. Uzanmak. Devam ettirmek. Daha uzun ya da büyük bir hale getirmek. Avcı hattına yayılmak. Genişletmek. Uzatmak. Genişlemek. Yaymak.

Acrobat : Taklabaz. Akrobat. Önceleri cambaz için kullanılırken, sonradan gövdesel esnekliğe ve gözüpekliğe dayanan bütün beceriler için kullanılmaya başlanmıştır.

Be : -dir. Durmak. Olmak. Anlamına gelmek. -dır. -di. Var olmak. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dı.

Overlap : Üst üste binmek. Daha geniş olmak. Kısmen kaplamak. Örtüşmek. Aşırmak. Aşmak. Binmek. Kaplamak. Binme. Üstüne gelmek.

Coper synonyms : live up to, copers, distortionist, acrobats, stunter, fulfill, horsedealer, overspread, continue, dot, constellate, satisfy, sweep, traverse, balancer, fulfil, span, horse dealer.

Coper zıt anlamlı kelimeler, Coper kelime anlamı

Fall short of : Beklentileri karşılayamamak. Yetersiz kalmak. Aşağı kalmak. Umduğu gibi çıkmamak. Tükenmek. Eksik gelmek. Beklentileri karşılamamak. Az gelmek. Yeterli olmamak. Yetmemek.

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Açmak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Deşifre etmek. Açmak (örtü, kapak vb). Kapağını açmak. Örtüsünü kaldırmak. Üstünü açmak. Meydana çıkarmak.

Unmask : Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesi düşmek. Açmak. Maskesini düşürmek. Foyasını çıkarmak. Maskesini çıkartmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesini indirmek. Foyasını ortaya çıkarmak.