Corders türkçesi Corders nedir

  • Missouri eyaletinde şehir.
  • Kordon bağlayıcısı.
  • Kordon ile bağlayan kimse veya şey.

Corders ingilizcede ne demek, Corders nerede nasıl kullanılır?

Accorders : Uyumlu olan kimse. Kabul eden kimse.

Camcorders : Kayıt özelliği olan kamera. Kaydedici kamera. Camera+recorder. Aktüel kamera. Video filmleri kaydetmek için kullanılan kamera. Video kamera.

Recorders : Flavta (müzik terimi). Sayaç. Hakim. Sicil memuru. Zabıt katibi. Ses kayıt cihazı. Teyp.

Recordership : Kaydedicilik. Kayıt memurluğu. Sicil memurluğu. Mukayyitlik.

Black and white telere corder : Siyah-beyaz televizyon görüntülerini film üzerine saptayan filme saptayıcı çeşidi. Siyah-beyaz saptayıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Chief result recorder : Varış yönetmeni. Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı.

Camera recorder : Kamera kaydedici. Kaydedici kamera.

Cassette recorder : Kaset kaydedici. Kasetçalar. Teyp.

Camcorder : Video kamera. Kayıt özelliği olan kamera. Aktüel kamera. Camera+recorder. Kaydedici kamera. Video filmleri kaydetmek için kullanılan kamera.

Cassette video tape recorder : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutucuklu görüntü aygıtı. Mıknatıslı görüntü aygıtının kutucukla çalışan, kutucuklu televizyonda kullanılan ufak boy çeşidi.

 

İngilizce Corders Türkçe anlamı, Corders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arnold : Bir erkek adı. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde şehir. Erkek ismi. İngiltere'de yerleşim yeri.

Annapolis : Maryland'in (abd) başkenti.

Ava : Va. Burma'da. İllinois eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Parauk. Çin ve birmanya'da. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup.

Anderson : Güney carolina'da (abd) bir şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Kansas'ta (abd) bir ilçe. Bir erkek adı. İndiana eyaletinde şehir. Kaliforniya eyaletinde şehir. Erkek ismi ve soyisim. California'ya (abd) bir şehir.

Alba : Ozan aşk şarkısı veya şiir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Bidding : Emretme. Emir. Buyurma. Açık arttırma veya eksiltme ile yapılan ihalelerde kişilerin yaptıkları her bir yeni teklif. Buyruk. Fiyat verme. Buyurulan şey. Teklif. Teklif verme.

Word : Kelime. Emir. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Anlatmak. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Bilgi. Mesaj. Sözcüklerle ifade etmek. Kısa görüşme. Sözcük.

 

Archie : Uçaksavar topu.

Argyle : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Örgüde kullanılan baklava deseni. Teksas eyaletinde şehir. Baklava biçimli örme çorap. Baklava desenli. Sos saklamak için kullanılan kap çeşidi. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Corders synonyms : marching orders, amoret, canthus, bid, armstrong, adrian, baring, summons, argyles, albany, point, command, augusta, dictation, corder, amsterdam, atlanta.

Corders zıt anlamlı kelimeler, Corders kelime anlamı

Instability : İstikrarsızlık. Öngörülemeyen değişkenlik ve risk özelliği. Sebatsızlık. Dayanıksızlık. Kararsızlık. Karasız denge halinde olma. Dengesizlik. Değişkenlik. Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır.

Disorder : Karışıklık. Kargaşa. Düzensizlik. Hastalık. Nizamsızlık. Bozmak. Keşmekeş. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Patırtı.

War : Çatışma. Harp. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Savaşım. Mücadele. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Mücadele etmek. Savaşmak. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Cenk.