Corepressor türkçesi Corepressor nedir

  • Bir reseptöre bağlanarak onun operatör bölgesine bağlanmasına engel olan bir molekül.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Korepressör.

İngilizce Corepressor Türkçe anlamı, Corepressor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corepressor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Supercharger : Motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçta hava göndermeye yarayan aygıt. Turbo kompresör. Süper şarjör. Aşırı doldurucu. Aşırı doldurma kompresörü. Aşırıdoldurtıcu. Ön kompresör. Kompresör. Süperkompresör. Süperşarjer.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Air compressor : Havayı atmosfer basıncından daha yüksek yapan makina. Hava kompresörü. Basaca oranla daha az basınç yükselmesi sağlayan, buna karşın, daha yüksek verdilerde çalışan hava sıkıştırma aygıtı. Hava sıkacı. Tenek kompresörü. Hava kompresörü ünitesi. Fren hava kompresörü.

Corepressor synonyms : mechanical device, represser, piston chamber, aardvarks, abacus bodies, a protein, agent, acacia, cylinder, abductor muscle, abiotic factor, a cells, aardvark.