Correlations türkçesi Correlations nedir

Correlations ingilizcede ne demek, Correlations nerede nasıl kullanılır?

Correlation analysis : Korelasyon analizi. İlişki çözümlemesi. Bağlılaşım çözümlemesi.

Correlation coefficient : Her ikisi de nicel olan herhangi bir x tesadüfi değişkeniyle y tesadüfi değişkeni arasındaki bağıntının yönünü ve derecesini gösteren bir ölçü, r. Bağıntı katsayısı. Korelasyon katsayısı. İlgileşim katsayısı. İlinti katsayısı. İlişki katsayısı. Bağlantı katsayısı. Değişkenlerin doğrusal olarak ilişki olduğu dereceyi ölçen 1 ve -1 arasındaki sayı (istatistik). Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Korelasyon kat sayısı.

Correlation diagram : Korelasyon diyagramı.

Correlation energy : Korelasyon enerjisi. Eksiciklerin bağımsız yörüngeçlerde değil, birbirlerini itiştirerek devinmelerinden doğan ve özdecik bağ erkelerini, geçiş erkelerini önemle etkileyen erke. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kaçınım erkesi.

Correlation function : İlinti işlevi.

Adjusted correlation matrix : Ayarlanmış ilgileşim dizeyi.

Correlation model : İlgileşim modeli.

Canonical correlation analysis : Kuralsal ilgileşim çözümlemesi.

Correlation table : Korelasyon tablosu. Bağıntı tablosu.

 

Correlation ratio : Korelasyon oranı.

İngilizce Correlations Türkçe anlamı, Correlations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Correlations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affair : Olay. Mesele. İş. Gönül macerası. Hadise. Dalga. Konu. Hal. Maslahat.

Reciprocity : Karşılıklı ödün ilkesi. Tekabül. Tam karşılıklı ödün ilkesi. Karşılıklı olma. Karşılık. Karşılıklı durum. Dünya ticaretini serbestleştirme çabaları çerçevesinde gümrük tarifelerinin karşılıklı görüşmelerle indirilmesinde uygulanan ve dışsatımcı ülkenin mallarına karşı ülkenin uyguladığı tarifeleri indirmesi için, karşı ülkeden dışalımını yaptığı mallara uyguladığı tarifeleri indirmesine dayanan ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlanan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. krş. eksik karşılıklı ödün ilkesi, karşılıklı ödünsüzlük ilkesi. Karşılıklılık. Karşılıklı münasebet. Mütekabiliyet.

Correlation : Bağlantı. Karşılıklı ilişki. Nispet. Karşılıklı bağıntı. birbiriyle eşleştirilen iki küme ölçü sonuçları ya da aynı cinsten verilere ilişkin iki gözlem dizisi arasındaki bağıntı. iki puan ya da ölçü arasındaki ilişki ya da birlik; bir puanın, bir başkasıyle aynı zamanda gösterdiği değişme eğilimi. Bağlılaşım. Değişimli ünsüzler. İki oluşuk ya da ayrı bölgelerdeki katmanbilgisi birimlerinin taşılbilim ve fiziksel özellikleriyle yerbilim yaşlarında ve katmanbilgisi durumlarında eşdeğerlik olduğunun belirtilmesi. Bağlılaşma. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, ekonomi, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Attachments : Haciz. İlgi. Aksesuar. Ekler. Alaka. Sevgi. Parça. Dostluk.

Cohesion : İltisak. Özdeş özdecikler arasındaki çekim kuvvetinden kaynaklanan topaklaşım. Tutarlık. Birbirini tutma. Cisimlerin molekülleri arasında, birbirlerini bir arada tutan çekim gücü. Yapışma. Uyuşma. Uyum içinde olma. Bir özdeğin moleküllerini bir arada tutan çekim kuvveti. Bir topluluk ya da kümeyi oluşturan bireyler arasındaki -bütünlüğü sağlayan-güçlü bağlılık.

Adhesion : Yapışkanlık. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağlı olma. Genellikle birbirine değen ayrı türden komşu özdeklerin yüzeyleri arasında, moleküllerarası etkileşmelerden doğan tutunma. Yapışma. Adezyon. Yapıştırma. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. birleşme, yapışma, tutunma. Vefa.

Affinity : Eğilim. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Akrabalık. Dünürlük. Çekicilik. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Sevgi. İlginlik. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. iki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. ilgi, eğilim, cazibe, meyil.

Comparison : Benzetiş. Mukayese. Benzetme. Karşılaştırma. Kıyaslama. Üstünlük derecesini gösterme. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. Teşbih.

Connexions : Dost. İrtibatlar. Yakın. Bağlantılar. İlgi. Bağ. Bağlantı. İlişkiler. Yakınlık.

Allegiance : Sadakat. Mensubiyet. Tebaalık. Yurttaşlık. Tabiiyet. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Biat.

Correlations synonyms : parametric statistic, biserial correlation coefficient, tetrachoric correlation, tetrachoric correlation coefficient, split half correlation, chance half correlation, pearson product moment correlation coefficient, adherence, attachment, alliance, correlativity, formula, commerces, product moment correlation coefficient, cementation, copulation, affinities, connexion, biserial correlation, connection, commitment, constancy, affaires, commerce, coefficient of correlation, bond, cohesions, correlation coefficient, cohesiveness, affiliation, relation, multiple correlation coefficient, adhesions.