Cos site türkçesi Cos site nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Cos yeri.
  • Lamda fajlarından bazılarında, dna'larının tek ipliğinin ucunda bulunan çıkıntı.

Cos site ingilizcede ne demek, Cos site nerede nasıl kullanılır?

Cos : Marul. Bkz.because.

Site : Açmak. Oturtmak. Bir kentin kurulmuş olduğu yerin taşıdığı ve kentin gelişmesine olumlu ya da olumsuz etkisi olan yerbetim koşullarının tümü. bk. konum. Yerleştirmek. Mevki. Tesis. Konuş. Orun. Mekan.

Cos lettuce : Büyük yaprakları olan marul çeşidi. Marul.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Active site : Etkin nokta. Etkin bölge. Aktif bölge. Bir protein molekülünde ligandın, enzim molekülünde substratın bağlandığı yer. Bir yüze yutan ya da tezgen yüzeyinde tepkenlerin tutundukları ve kimyasal tepkilmeler oluşturdukları varsayılan kuramsal bölgecik. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özgen gibi bir iri özdeciğin, belirli bir tepkimeyi gerçekleştiren özel noktası. Aktif nokta.

Aminoacyl site : Aminoaçil yeri. Aminoasil yeri. A yeri.

Angle of site : Nişangah açısı. Doğru toprak açısı.

İngilizce Cos site Türkçe anlamı, Cos site eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cos site ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

Cos site synonyms : abiotic factor, aardvarks, a site, aardvark, a cells, abambulacral area.