Coughing türkçesi Coughing nedir

Coughing ile ilgili cümleler

English: I stopped coughing after two days.
Turkish: İki gün sonra öksürmeyi durdurdum.

English: Ali began coughing up blood.
Turkish: Ali kan tükürmeye başladı.

English: Ali has started coughing heavily and I'm worried about his health.
Turkish: Ali şiddetle öksürmeye başladı ve onun sağlığı hakkında endişeliyim.

English: Ali has been coughing up the blood.
Turkish: Ali kan öksürüyor.

English: Jimmy is coughing badly because he has a cold.
Turkish: Jimmy soğuk aldığından dolayı kötü öksürüyor.

Coughing ingilizcede ne demek, Coughing nerede nasıl kullanılır?

Coughing up : Zorla söylemek. Para vermek. Öksürerek çıkarmak. Sökülmek. Zoraki anlatmak.

Cough attack : Öksürük nöbeti. Öksürüğün sürekli olması, öksürük krampı. öksürük nöbeti larengotrakeitis olaylarında ortaya çıkar.

Cough cramp : Öksürük krampı. Öksürük nöbeti.

Cough drop : Öksürük pastili. Pastil. Öksürük için damla.

Cough drops : Öksürük pastili. Pastil. Öksürük için damla.

Endogen cough : Endojen öksürük. Solunum sistemi mukozasındaki değişiklikler nedeniyle mukozanın aşırı derecede uyarılmasıyla oluşan öksürük.

 

Cannel cough : Köpek barınağı öksürüğü. Bulaşıcı trakeobronşit.

Hacking cough : Kötü sesli öksürük. Rahatsız edici öksürük. Kuru öksürük.

Cough out : Öksürerek çıkarmak. Öksürüp çıkar.

Cough up : Zorla söylemek. İstemeye istemeye borcunu ödemek. Parayı sökülmek. Toslamak. Para bayılmak. Öksürüp çıkar. Para vermek. Öksürerek çıkarmak. Zoraki anlatmak. Sökülmek.

İngilizce Coughing Türkçe anlamı, Coughing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coughing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bark : Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad. Kabuk. Öksürmek. Afkurmak. Bağırmak. Soymak. Havlama. Kabuğunu soymak. Derisini yüzmek.

Tussis : Öksürük (pataloji).

Coughed : Gıcık tutmak. Öksürür gibi ses çıkarmak. Öksürmek.

Coughs : Gıcık tutmak. Öksürmek. Öksürür gibi ses çıkarmak.

Respiratory disorder : Solunum düzensizliği. Solunum hastalığı. Nefes darlığı. Solunum sistemi bozukluğu. Solunum bozukluğu. Soluk darlığı.

Symptom : Bulgu. Emare. Beldek. Araz. Alamet. Belirtiler. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Semptom. Gösterge. Belirti.

Cough : Solunum yollarında biriken mukus ve içindeki partiküllerin ani ve gürültülü bir nefes verme hareketiyle ağız boşluğuna getirilmesi ve bu biçimde uzaklaştırılmasını sağlayan önemli bir savunma refleksi. Gıcık tutmak. Öksürmek. Yötelmek. Öksürür gibi ses çıkarmak. Yötel. Yötelme.

Coughing synonyms : respiratory illness, respiratory disease.