Counselee türkçesi Counselee nedir
- Tavsiye veya öğüt alan kimse.
- Danışan.
Counselee ingilizcede ne demek, Counselee nerede nasıl kullanılır?
Counseled : Önermek. Tavsiye etmek. Öğüt vermek. Tavsiye. Salık vermek. Öğütlemek. Maksat. Nasihat vermek. Nasihat etmek. Akıl vermek.
Counsel fee : Vekalet vergini. Ücretli vekalet.
Counsel for the defense : Savunma avukatı. Davalı avukatı.
Counsel for the prosecution : İddia avukatı. İddia makamı. Davacı avukatı. Davacı avukat.
Bad counsel : Kötü tavsiye. Zarar verici öğüt. Zararlı tavsiye.
Defense counsel : Sanık vekili. Savunma avukatı. Müdafi. Müdafaa vekili. Savunma vekili.
Defence counsel : Savunma vekili. Savunma avukatı. Sanık avukatları.
Counselable : Tavsiye almaya istekli olan. Akıllıca. Zaman harcamaya değer (ayrıca counselable). Danışmaya istekli olan.
Divided counsel : Uyumsuzluk. Anlaşmazlık.
Kings counsel : Kralın danışmanı. Kralın hukuk müşaviri. Kralın resmi avukatı. K.c. Kral'ın müdafii.
İngilizce Counselee Türkçe anlamı, Counselee eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Counselee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Advocate : Yandaş. Korumak. Avukat. Müdafi. Desteklemek. Taraftar. Savunucu. Savunmak. Müdafaa etmek.
Pleader : Savunucu. Dava vekili. Dava savunucusu. Avukat. Savunma vekili.
Advisee : Tavsiye alana kişi. (eğitim) bir grup öğrenci arasından ders seçiminde yardımcı olması için fakülte öğrenci danışmanı olarak göreve getirilmiş olan öğrenci. Tavsiye alan.
Consultant : Bazı film ya da televizyon izlencelerinde, uzmanlık isteyen konularda bilgisine başvurulan kimse. Danışman doktor. Uzman. Mütehassıs. Baş hekim. İki yüzlü. Bilirkişi. Belirli bir konuda bilgi ve uzmanlık sahibi olan, bilgi ve görüşlerinden yararlanmak üzere görevlendirilen kişi. Danışman. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Advisor : Müşavir. Danışman. Danışman hoca. Yol gösterici. Akıl hocası. Danışman öğretim üyesi. Yol gösteren. Danışman öğretmen.
Counselor : Müşavir. Danışman. Bkz.counsellor. Yaz kampı idarecisi. Öğütçü. Rehber. Elçiden sonraki diplomat. Avukat. Müsteşar.
Counselor at law : Dava vekili. Avukat.
Lawyer : Müdafi. Savunman. Dava vekili. Avukat. Hukukçu. Aklavcı. Hukuki danışman.
Dutch uncle : Baba gibi sertçe azarlamak. Dobra ve gerçekleri söyleyen akıl hocası kimse.
Attorney : Avukatlık. Mümessil. Dava vekili. Yetkili. Temsilci. Avukat. Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Vekil. Yasal kovuşturucu.
Counselee synonyms : advisees, counsellor, adviser.
Counselee zıt anlamlı kelimeler, Counselee kelime anlamı
Indicate : Gerektirmek. Göstermek. İndike etmek. Sinyal vermek. Bildirmek. İşaret etmek. Belirtisi olmak. Göstergesi olmak. Delalet etmek.
Persuade : İkna etmek. Söz anlatmak. Laf anlatmak. Kafalamak. Kandırmak. Razı etmek. Aklını çelmek. İnandırmak.

Bu kısımda Counselee kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Counselee ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Counselee anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Counselee ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.