Counter cyclical budgeting türkçesi Counter cyclical budgeting nedir
- Çevrimsel bütçeleme.
- İktisat alanında kullanılır.
- Dönemler itibariyle bütçe denkliğini öngören bununla birlikte bütçenin her yıl denk olması gerekmediğini, ekonominin genişleme dönemlerinde bütçe fazlası, daralma dönemlerinde ise bütçe açığı politikalarının uygulanabileceğini öneren, keynesçi yaklaşım doğrultusunda a.h. hansen tarafından geliştirilen görüş.
Counter cyclical budgeting ingilizcede ne demek, Counter cyclical budgeting nerede nasıl kullanılır?
Counter : Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Ters. Marka. Tezgah. Karşılamak. Sayaç. Karşı. Karşı atak yapmak. Aykırı. Karşı gelmek.
Cyclical : Konjonktürel. Kahramanlık hikayeleriyle ilgili. Çevrimsel. Periyodik. Döngüsel. Efsanevi. Dolaşımı sağlayan. Halkalı. Devirli. Dairesel.
Budgeting : Bir harcama planı yapılması. Bütçeleme. İşletmenin gelecekteki gelir ve giderlerini tahmin etme. Tahmin. Bütçe yapma. Planlama. Bütçelendirme. Bütçenin hazırlanması. Bütçe ihzarı.
Cyclical budgeting : Çevrimsel bütçeleme. Devresel bütçeleme. Dönemsel bütçe. Dönemler itibariyle bütçe denkliğini öngören bununla birlikte bütçenin her yıl denk olması gerekmediğini, ekonominin genişleme dönemlerinde bütçe fazlası, daralma dönemlerinde ise bütçe açığı politikalarının uygulanabileceğini öneren, keynesçi yaklaşım doğrultusunda a.h. hansen tarafından geliştirilen görüş.
Cyclical budgeting theory : Dönüşül ödeneklik kuramı. Ödenekliğin denk olması genellikle kabul edilmekle birlikte olağanüstü ekonomik durumların oluşturduğu belirli ödenekler dışında ve üstünde harcama yapılmasını bu yönde alınacak birtakım önlemleri birlikte öngören kuram.
İngilizce Counter cyclical budgeting Türkçe anlamı, Counter cyclical budgeting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Counter cyclical budgeting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Counter cyclical budgeting synonyms : a pass through certificate, cyclical budgeting, a shift in demand, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in demand.

Bu kısımda Counter cyclical budgeting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Counter cyclical budgeting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Counter cyclical budgeting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Counter cyclical budgeting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.