Budgeting türkçesi Budgeting nedir
- Bütçe ihzarı.
- Bütçeleme.
- Bütçenin hazırlanması.
- Bütçe yapma.
- Bir harcama planı yapılması.
- Planlama.
- İşletmenin gelecekteki gelir ve giderlerini tahmin etme.
- Bütçelendirme.
- Tahmin.
Budgeting ile ilgili cümleler
English: Tom has trouble budgeting his time.
Turkish: Tom'un zamanını ayarlama sorunu var.
Budgeting ingilizcede ne demek, Budgeting nerede nasıl kullanılır?
Cyclical budgeting theory : Ödenekliğin denk olması genellikle kabul edilmekle birlikte olağanüstü ekonomik durumların oluşturduğu belirli ödenekler dışında ve üstünde harcama yapılmasını bu yönde alınacak birtakım önlemleri birlikte öngören kuram. Dönüşül ödeneklik kuramı.
Planning programming budgeting system : Kamu hizmeti etkinliğinin sağlanabilmesi için, belirlenen amaçları gerçekleştirebilecek hizmet programları ve bunların alt-program, etkinlik/proje sınıflamasıyla, etkinlik/proje aşamasından başlayarak hizmetlerin fayda maliyet çözümlemelerini yapan ve alternatif programlardan en uygun olanının seçilmesiyle bütçeyle kaynak-hizmet ilişkisi kurularak ödeneklerin hizmetlere tahsisinin sağlandığı ve böylece yapılan harcamaların nedenlerinin ortaya konduğu başlangıçta program bütçe sistemi olarak uygulanan zaman içinde geliştirilerek bugünkü adını alan bütçeleme sistemi. Planlama-programlama bütçeleme sistemi.
Zero base budgeting system : Her bütçe döneminde geçmiş bütçe hesapları dikkate alınmaksızın, tahsis edilen ödeneklerin ve bütçe tahminlerinin, her yıl yeniden gözden geçirilerek değerlendirilmesini gerektiren bütçe sistemi. Sıfır tabanlı bütçeleme sistemi.
Capital budgeting : Firmanın kaynaklarının paylaşımını planlama ve bu plana göre hareket etme. Yeni makine alımı, makine yenilenmesi, yeni tesis kurulması, yeni ürün geliştirilmesi ve araştırma-geliştirme projeleri gibi potansiyel uzun dönem yatırımlarının belirlenme süreci. bütçeleme sürecinde yükümlülükler kadar varlıkların da dikkate alındığı bütçeleme yöntemi. Yatırım bütçelemesi. Anapara bütçelemesi. Ana para bütçelemesi. Firmanın sabit varlıklarının yönetimi. Sermaye bütçelemesi.
Counter cyclical budgeting : Çevrimsel bütçeleme. Dönemler itibariyle bütçe denkliğini öngören bununla birlikte bütçenin her yıl denk olması gerekmediğini, ekonominin genişleme dönemlerinde bütçe fazlası, daralma dönemlerinde ise bütçe açığı politikalarının uygulanabileceğini öneren, keynesçi yaklaşım doğrultusunda a.h. hansen tarafından geliştirilen görüş.
Cyclical budgeting : Dönemler itibariyle bütçe denkliğini öngören bununla birlikte bütçenin her yıl denk olması gerekmediğini, ekonominin genişleme dönemlerinde bütçe fazlası, daralma dönemlerinde ise bütçe açığı politikalarının uygulanabileceğini öneren, keynesçi yaklaşım doğrultusunda a.h. hansen tarafından geliştirilen görüş. Çevrimsel bütçeleme. Devresel bütçeleme. Dönemsel bütçe.
Budget deficit : Bütçe açığı. Geliri aşan harcama miktarı (dengede negatif yönlü etki yaratan).
Budget cut : Bütçe kesintisi. Para tahsisindeki kısıt.
Budget elastic : Değişik üretim oranlarına ya da öteki çalışmaların ölçülerine dayanan iki yönlü koşulları kapsayan ödeneklik. Esnek ödeneklik.
Budget control by legislative assembly : Ödeneklikte yasama denetimi. Akçalı yıl sonuçlandıktan sonra ödeneklik kesin sayışımları üzerinde büyük millet meclisince yapılan denetim.
İngilizce Budgeting Türkçe anlamı, Budgeting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Budgeting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sparseness : Aralıklı olma. Kıtlık. Seyreklik.
Chartings : Haritalama. Diyagramlama. Grafik. Boş uçuş.
Blow : Esmek (rüzgar). Küfretmek. Uçurmak. Kahretmek. Sigorta atmak (elektrik). Çiçeklenmek. Yanmak. Yelpazelemek. Patlamak. Çalmak.
Divinations : Kehanet. Sezme. Keşif. Geleceği görme veya tahmin etme.
Appraisal : Kıymet takdiri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıymet takdir etme. Değerlendirmek. Bir filmin çeşitli yönlerden taşıdığı özellikleri ayırt edip, çözümleyip film konusunda bir yargıya varma. özellikle, yetkili bir kurulca bu yolda varılmış ve gerekçeleriyle açıklanmış yargı. Kıymet takdiri etmek. Ekspertiz. Değer takdiri. Değerlendirme. Değer biçme.
Anticipation : Bekleyiş. Umu. Umma. Belli çıkarım işlemleriyle bir olay ya da sürece ilişkin önkestirim. bk. kestirim, öngörü, öntanı. Bir olay ya da durumun gerçekleşmesi konusunda beslenen güçlü beklenti. Tahmin etme. Önceden sezme. Sezme. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini).
Conjecture : Kestirim. Sanmak. Zannetmek. Kestirmek. Tahmine dayalı fikir. Varsaymak. Varsayım. Hipotez. Tahmin etmek.
Torment : Eziyet. İşkence yapmak. İşkence etmek. Azap vermek. Azap. Eziyet etmek. Zulmetmek. Büyük acı. Azap çektirmek. Acı çektirmek.
Envisioning : Tasavvur etme. Gözünün önüne getirmek. Düşünmek. Tahayyül etme. Zihninde canlandırma.
Calculations : Düşünüp taşınma. Hesaplamalar. Hesaplama. Çıkar hesabı. Hesap sonucu. Hesap. Öngörü.
Budgeting synonyms : estimation, worrying, calculation, bodement, planning, estimate, scheduling, designing, projection, anticipations, pounding, plannings, charting, harassment, projections, envisaging, approximation, designment, molestation, conjectures, approximations, appraisement, bump, bedevilment, divination.

Bu kısımda Budgeting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Budgeting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Budgeting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Budgeting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.