Planning programming budgeting system türkçesi Planning programming budgeting system nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Planlama-programlama bütçeleme sistemi.
  • Kamu hizmeti etkinliğinin sağlanabilmesi için, belirlenen amaçları gerçekleştirebilecek hizmet programları ve bunların alt-program, etkinlik/proje sınıflamasıyla, etkinlik/proje aşamasından başlayarak hizmetlerin fayda maliyet çözümlemelerini yapan ve alternatif programlardan en uygun olanının seçilmesiyle bütçeyle kaynak-hizmet ilişkisi kurularak ödeneklerin hizmetlere tahsisinin sağlandığı ve böylece yapılan harcamaların nedenlerinin ortaya konduğu başlangıçta program bütçe sistemi olarak uygulanan zaman içinde geliştirilerek bugünkü adını alan bütçeleme sistemi.

Planning programming budgeting system ingilizcede ne demek, Planning programming budgeting system nerede nasıl kullanılır?

Planning : Planlama. Tasarım. Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi. Düzene sokma. Kontrol ve raporlama. Tasarlama. Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme. Plancılık. Projelendirme. Planlama yapma.

Programming : Kodlama. İzlenceleme. Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi. Bağdarlama yapma. Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Program yapma. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Bağdarlamalama. Program yapımı. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. tv. yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. izlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması.

 

Budgeting : Bir harcama planı yapılması. İşletmenin gelecekteki gelir ve giderlerini tahmin etme. Planlama. Bütçeleme. Bütçe yapma. Bütçe ihzarı. Bütçenin hazırlanması. Bütçelendirme. Tahmin.

System : Düzen. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Nizam. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Katman. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Sistem. Usul.

Zero base budgeting system : Her bütçe döneminde geçmiş bütçe hesapları dikkate alınmaksızın, tahsis edilen ödeneklerin ve bütçe tahminlerinin, her yıl yeniden gözden geçirilerek değerlendirilmesini gerektiren bütçe sistemi. Sıfır tabanlı bütçeleme sistemi.

İngilizce Planning programming budgeting system Türkçe anlamı, Planning programming budgeting system eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Planning programming budgeting system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Planning programming budgeting system synonyms : ppbs, a change in supply, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, a shift in demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability rent.