Countercyclical policy türkçesi Countercyclical policy nedir
- Çevrim karşıtı politika.
- İktisat alanında kullanılır.
- Bir çevrimde çevrimle ters yönde uygulanan, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında genişletici, canlanma aşamasında ise daraltıcı politika.
Countercyclical policy ingilizcede ne demek, Countercyclical policy nerede nasıl kullanılır?
Countercyclical : Konjonktüre karşı. Bir çevrimde iktisadi değişkenlerin ve/veya politikaların çevrime ters yönde olması. Konjonktür karşıtı. Çevrim karşıtı hareket.
Policy : Poliçe. İdare. Prensip. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Plan. Sigorta belgesi. Politika. Önlem. Hareket tarzı. İlke.
Countercyclical fiscal policy : Konjonktüre karşı maliye politikası. Çevrimin daralma döneminde genişleyici genişleme döneminde ise daraltıcı olarak uygulanan maliyet politikası. Çevrime karşı maliye politikası.
Countercyclical variable : Çevrim karşıtı değişken. Bir çevrimde çevrimle ters yönde hareket eden, diğer bir deyişle çevrimin durgunluk aşamasında artan, canlanma aşamasında ise azalan değişken.
Acceptable use policy : Kabul edilebilir kullanım politikası. Bir internet erişim sunucusu üzerindeki kullanıcıların uyması gereken yönergeler.
Accomplish a policy : Kararlaştırılmış plan veya amacın yerine getirilmesi. Bir planı başarıyla tamamlamak.
İngilizce Countercyclical policy Türkçe anlamı, Countercyclical policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Countercyclical policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Countercyclical policy synonyms : a change in demand, ability rent, abnormal budget receipts, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a group shares.

Bu kısımda Countercyclical policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Countercyclical policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Countercyclical policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Countercyclical policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.