Counterfeiting türkçesi Counterfeiting nedir

Counterfeiting ile ilgili cümleler

English: Newton was instrumental in developing techniques to prevent counterfeiting of the English money.
Turkish: Newton İngiliz parası taklitçiliğini önlemek için gelişen tekniklerde etkiliydi.

Counterfeiting ingilizcede ne demek, Counterfeiting nerede nasıl kullanılır?

Counterfeit coin : Sahte madeni para. Taklit para. Uydurulmuş, benzetilmiş düzme para. Kalp madeni para. Kalp para. Sahte para.

Counterfeit coins : Sahte para. Sahte madeni para. Kalp madeni para. Taklit para.

Counterfeit currency : Kalp para. Kalpazanlık. Sahte döviz. Sahte para.

Counterfeit money : Çürük para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kalp para. Asıl paradan daha düşük olan para. benzetme para. Düzmece para. Sahte para. Para yetkelerinin iradesi dışında basılan ve dolayısıyla yasal olmayan para. Sahtesi yapılmış para. Sahte döviz. Taklit para.

Counterfeit : Kalp para. Taklit etmek. Basmak. Sahte. Yapmacık. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Yalancı. Sahte şey. Düzme. Para basmak.

Counterfeited : Taklit etmek. Kalp para. Yalancı. Sahte. Kalp para basmak. Sahtesini yapmak. Para basmak. Basmak. Yapmacık. Sahte şey.

Counterfeitness : Sahtecilik yapma niteliği. Sahtelik. Sahtekarlık yapmak niteliği. Sahte olma niteliği.

 

Counterfeiters : İki yüzlü. Sahtekar. İkiyüzlü. Sahteci. Kalpazan.

Counterfeitly : Sahte olarak. Sahte para basarak. Sahtesini yaparak.

Counterfeits : Para basmak. Sahtesini yapmak. Taklit etmek.

İngilizce Counterfeiting Türkçe anlamı, Counterfeiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counterfeiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defraudment : Kazık atma. Dalavere. Dolandırma.

Dummies : Yalancı meme (argo terim). Taklit şey. Hayali oyuncu (iskambil). Aptal. Manken. Trafik ışıkları. Kukla.

Deceitfulness : Hilekarlık. Dolandırıcılık. Oyunculuk. Oyunbozanlık. Yalancılık.

Counterfeit currency : Sahte döviz. Kalp para. Sahte para.

Falser : Hain. Uydurma. Haksız. Kalp. Yanlış. Yalan. Düzmece. Numaradan. Suni.

Fabrications : Üretme. Uydurma. Bir araya getirme. Yalan. İmal etme.

Forgery : İmza taklidi. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama. Sahte imza. Sahte şey. Bir şeyin sahtesini yapıp orijinal olduğunu ileri sürme. Belge üzerinde yapılan sahtekarlık. Düzmecilik.

Fakeries : Dolandırıcılık.

Corruptness : Bozulmuşluk. Ayartma. Yiyicilik. Vicdansızlık. Terbiyesizlik. Bayağılık. Yozlaşmışlık. Rüşvetçilik. Ahlaksızlık.

Dodgery : Hilekarlık. Aldatma. Kandırma. Ustalık.

Counterfeiting synonyms : affectations, coinage offences, cheating, dolus, barretry, bamboozlement, fabrication, artificials, faked, dummy, bogus, bastardly, affectation, circumventions, brummagem, confidence game, untruthfulness, bastard, cozenage, artificial, fakery, falsification, faking, dishonesty, false, falsifications, counterfeit, circumvention, fake, forgeries, dishonesties.