Counties türkçesi Counties nedir
- İl.
- Yerel idarelerin en küçük birimleri.
- Eyaletteki yerel yönetim bölgesi.
- Kontluk.
- Vilayet.
- Kont.
- Abd ilçe.
- İdari bölge.
- İlçe.
- Eyalet.
Counties ile ilgili cümleler
English: How many counties are there in Florida?
Turkish: Florida'da kaç tane ilçe var?
Counties ingilizcede ne demek, Counties nerede nasıl kullanılır?
Countian : Belirli bir ilçenin yerlisi veya orada oturan kimse.
Countif : Eğersay.
Counting : Oy sayımı. Hesap. Nicelikleri ve nicelikler arası ilişkileri bir sayı dizgesi aracılığıyla ve işlem kuralları yoluyla sayıya dönüştürme. Fiziksel sayım çizelgesi. Sayım. Gereçlerin nicelik ya da değerinin edimli olarak sayılması ve bu düzende sayımı yapılmış olan her gerecin niceliğini ve kimi durumlarda tümdeğer ederini ve öteki ilgili değerleri gösteren çizelge. Saymaca. Sayma.
Counting apparatus : Sayma aygıtı.
Counting decoder : Sayaçlı kod çözücü.
Counting number : Doğal sayı. Sayma sayısı.
Counting rate : Sayma hızı.
Counting process : Sayma süreci.
Counting properties : Sayış(ma) kuralları. Olasılık kuramında değişik biçimlerde gerçekleşebilen bileşik bir olayın olasılığını bulmada başvurulan toplama ve çarpma kurallarının uygun bir biçimde birleştirilmesiyle oluşan bileşik kurallar.
Counting room : Sayım odası.
İngilizce Counties Türkçe anlamı, Counties eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Counties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Counts : İddialar. Hesap. Önemseme. Sayılan. Hesaba katma. Sayı. Sayma. Dava maddesi. Münferit iddialar.
Ridings : Ata binilen alan. Binme (bisiklet). Binici yolu. Binicilik. Binme. Binek. Biniş.
Table : Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Sunmak. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Masaya koymak. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Tablo. Keste. Listeye geçirmek.
Districted : Kesim. Nahiye. Bölge. Sancak. Bölgelere ayırmak. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Semt. Havali. Yöre.
Riding : Binme (bisiklet). Binicilik. Ata binilen alan. Biniş. Binici yolu. Binme. Binek.
Bar : Demir ya da tahta parmaklık. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Yasaklamak. Bale tutamağı. Saymamak. Parmaklıklarla örtmek. Hapsetmek. Baro. Çizgi yapmak. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan.
Shires : Yönetim bölgesi (ing.). Eyalet (ing.). Sancak. İngiltere'de kontluk idare bölgesi. Liva.
Earl : Britanya kontu. ä°ngiliz kontu. İngiliz kontu. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.
State : Ayıtmak. Devlet. Durum. Mevki. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. İfade etmek. Görkem. Duru. Hal.
Counties synonyms : countertop, checkout counter, notions counter, meat counter, oblast, administrative districts, earls, earldom, the county, earldoms, county, canton, towns, boroughs, count, commonwealths, administrative district, state or province, province, reception desk, borough, provinces, provincial, nomarchy, shire, checkout, town, principality, district, negative, country, administrative division, eparchy.
Counties zıt anlamlı kelimeler, Counties kelime anlamı
Positive : Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. Pozitif görüntü. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Kesin şey. Kati şey. Vazıh. Artı. Pozitif. Pozitif görüntü (film). Olumlu.
Neutral : Yansız. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Belirli bir niteliği olmayan. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Tarafsız kimse. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Seçmez yayıcı. Sistematik. Ilın.
Calculable : Güvenilir. Olabilir. Hesap edilir. Hesaplanabilir. Sağlam. Hesap edilebilir. Sayılabilir.

Bu kısımda Counties kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Counties ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Counties anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Counties ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.