Covenantor türkçesi Covenantor nedir
- Anlaşma sağlayan kimse.
- Taahhüt eden kimse.
- Taahhüt eden.
- Vaatte bulunan kimse.
Covenantor ingilizcede ne demek, Covenantor nerede nasıl kullanılır?
Covenant of the league of nations : Milletler cemiyeti sözleşmesi. Milletler cemiyeti'nin ilke ve amaçlarının belirtildiği anayasa.
Ark of the covenant : Ahit sandığı. Çöl dolaşması sırasında israilliler tarafından taşınmış olan ve daha sonrasında tapınağa konan ve tanrı'nın varlığını temsil eden sandık.
Blood covenant : Kan kardeşliği. Özellikle işleyim-öncesi toplumlarda bireylerin, toplumsal küme temsilcilerinin, kol ya da parmaklarını azıcık keserek akıttıkları kanlarını birbirlerininkiyle karıştırmaları ya da karşılıklı olarak emmeleri yoluyla aralarında oluşturdukları, karşılıklı yükümlülükler doğuran bir dayanışma biçimi.
Everlasting covenant : Sürekli teminat. Ebedi kontrat veya anlaşma.
Land of the covenant : İsrail yurdu. Vadedilmiş topraklar.
Tables of the covenant : On emir tabletleri. Tanrı'nın on emri yazdığı taş tabletler.
Covenanter : Sözleşme yapan kimse. Yazılı taahhütte bulunan kimse.
Covenanted employee : Sözleşmeli çalışan.
The two tables of the covenant : Anlaşmanın iki masası. On emrin tabletleri. On emrin levhaları.
Old covenant : Hristiyanlara ait incil'in ilk yarısı.
İngilizce Covenantor Türkçe anlamı, Covenantor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Covenantor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bar mitzvah : Yetişkinlik ve dini sorumluluk yaşına (13 yaş) erişmiş musevi erkek çocuk. Bu olayın kutlandığı tören. (yahudilerde) yetişkinliğe kabul töreni. Yahudilerde yaş kutlaması.
Bat mitzvah : Yahudilerde yaş kutlaması. Musevi kızların belli bir yaşa gelişleri töreni.
Confirm : Pekiştirmek. Onaylamak. Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek. Tasdik etmek. Dinsel tören yapmak. Teyit etmek. Kuvvetlendirmek. Sağlama bağlamak. Takviye etmek.
Agreement : Mutabakat. Uyuşma. Aynı fikirde olma. İtilaf. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uygunluk. Razı olma. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Anlaşma.
Plight : Söz. Durum. Vaat. Bağlılık sözü. Hal. Ciddi durum. Söz kesmek. Sözlenmek. Kötü durum. Söz takmak.
Understanding : Anlama. Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama. Fikir. Halden anlayan. Zeki. İzan. Anlaşma. Anlama yetisi. Usavurma, yargılama ve anlama gücü. duyu ve istençten ayrı olarak düşünülen bilme yetisi. kavrayış gücüyle ilgili görevlerin tümü. bir kimsenin yaşayışı boyunca edindiği anlayışların toplamı. Kafalı.
Pledge : Alınan borç para karşılığı alacaklıya verilen değerli nesnenin tutulu durumu. Rehin vermek. Taahhüt etmek. Söz. Kefalet vermek. Teminat. Tutu. Güvence vermek. Sağlığına kadeh kaldırmak. Söz vermek.
Covenantor ingilizce tanımı, definition of Covenantor
Covenantor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The party who makes a covenant.

Bu kısımda Covenantor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Covenantor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Covenantor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Covenantor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.