Creative work türkçesi Creative work nedir

  • Yaratıcı çalışma.
  • İnsan çalışmasının gereçlerde, bilimde, sanatta ve öbür çalışma alanlarında yeni. ve özgen şeyleri ortaya çıkarması.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Creative work ingilizcede ne demek, Creative work nerede nasıl kullanılır?

Creative : Yaratıcı. Oluşturucu. Kreatif. Yapıcı. Oluşturan. Türetici. Halik. Neden olan.

Work : Sızdırmak (para). Görev. Başarılı olmak. Oynamak. Seğirmek. Çalıştırmak. Çalışma. Emek. İşe yaramak. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

Creative activity : Yaratıcı faaliyet.

Creative distruction : Yenilikçi yeni küçük ve orta ölçekli firmaların eşanlı olarak bir yandan iktisadi büyüme ve değişimin belirleyicilerinden biri olurken, diğer yandan piyasadaki varolan firmaların ortadan kalkmasına yol açması durumu. krş. schumpeter vurgusu ı. Yaratıcı yıkım.

Creative effort : Yeni bir sonuca varmak amacıyla gösterilen çaba. Yaratıcı güç.

Creative experience : Yaratıcı deneyim.

İngilizce Creative work Türkçe anlamı, Creative work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creative work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acculturation : Kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel uyum.

 

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Age group : Yaş öbeği. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi.

Alienation : Yabancılaştırma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aralarını açma. Dengesizlik. Devretme. Yabancılaşma. Ötekileştirme. Devir. Uzaklaşma.

Abilities : Yetenekler. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. İktidar. Kabiliyet. Yetenek. Güç. Yeterlik. Beceri.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

 

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Affection : Muhabbet. Hastalık. Yakınlık. Eğilim. Meyil. Düşkünlük. Etkileme. Sevgi. Duygusal yakınlık.

Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Creative work synonyms : agnation, adaptive behavior, age grade, aesthetic, achievement motive, acclimatation.